8
Yorum
28
Beğeni
0,0
Puan
441
Okunma

Beyaz boşluğun buluttan düşü,
Siyah gölgelerde erirken
Dile gelsin sevincin
Kristal yalnızlığı...
Bütün ruz,
G’özlerimin karasına ağlayan ışıkta
Kucakladım güneşin sessizliğini.
Düş ipliğiyle dokunan ebruli gölgede
Ay’ın buğulu inceliği beyaz perde;
Üzüm parçalı hayaller geçer/
Sesimin karı yağan şiirler/
Ovalar, atlar...
Yüreğim,
Sevincimin yarısında kaç avuçluk ağız olur?
O muhteşem dünya...
Açar ağaç kıvamında zaman,
Martılar dilleşir;
Yağmur yağar sonra
Yeryüzü çiçeğiyle yıldızlı bir balkona.
Parmağıma asılı gecenin renginde şafak,
Bulutsu kumların güzelliğine yâr...
Getirin kebud kuşları kalbimin kentine !
Denizin uykumu çarptığı darlıkta
Kekeliyorum çocukluğumu...
Sırtımdan hüzün köprülü karanlık yürüyor,
Pencerede ay yalnızlığı,
Fenerli tohumun uzun yolculuğu...
O kadar çok anlattım ki satırlarıma,
Tuttum atlasın sarı iklimini.
Dudaklarımdan kayan terin ırmak derinliği,
Kanatılmış çığlığın yüzüyle geçer baharı.
Uyanışımı zincirliyor yaprak serinliğinde sabah;
Rüzgarın içime doğan vaktinde,
Lapse telâliyle dokunmuş sabrın kıyısındayım.
Gizlice s/aklım,
Çek gövdemi ruhuna...
Avuçlarınla dök üzerime gümüşten bir mevce,
Bir gecelik ilmekle çözülsün içimin dilsiz masalı...
...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.