5
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
142
Okunma

ZAMANA KARŞI
Fevzi Emir Yılmaz
Cevapları sende olan sorularım vardı benim,
Sana hiç soramadığım…
Ne alacağını bilerek gittiğin bir yerden
Hiçbir şey alamadan dönmek gibiydi sana gelmek…
Saatler tıkır tıkır ilerliyordu,
Ama içimde tek bir şey bile kıpırdamıyordu.
Akrep yürüyordu kendi yolunda,
Yelkovan dönüyordu durmadan,
Zaman bana hiç uğramıyordu.
İsimleri değişiyordu günlerin takvimde;
Gece başka, gündüz başka bir isim alıyordu.
Ben hep aynı anda kalıyordum—
Aynı yerde, aynı noktada…
Seninle birlikte, her şeyin sustuğu
O derin sessizlikte.
Sen güneş gibi parlıyorken tepemde,
Benim dört mevsimim karakıştı;
Buz kesiyordu gövdem,
Dallarım yapraksız,
Ayazında üşüyordum yapayalnız.
Oysa bilirdim—
Kuş sesleriyle şenlenen,
Rengârenk çiçekler açan
Uçsuz bucaksız bahçeler de vardı…
Ne zaman dönüp baksam geriye, usulca kaybolurdu o güzellikler.
Seni sevmek;
Çaresizlik girdabında bir mucize beklemekti.
Resmine bakmaksa—
İçeride kimse olmadığını bildiğin bir kapının
Ziline basıp beklemekti.
Uzansam dokunacak kadar yakınımdaydın belki, ama gözlerin başka dünyalardan bakardı.
Ne içimi ısıtıyordun,
Ne de karanlığımı aydınlatıyordun,
Tepemde bir güneş gibi duruyordun sadece—
Ve hiç kaybolmuyordun.
Yaşıyor muydum?
Evet yaşıyordum,
Ama neyi yaşadığımı hiç bilmiyordum.
Seslensem duyar mıydın beni?
Benim için bir gün parlar mıydın
Tüm sıcaklığınla?
Yoksa ben,
Seni var zannederek
Yokluğuna mı tutunmuştum?
Zaman kavramı bir anlam taşımıyordu;
İçimdeki seni eksiltiyordu.
Bana kalan sen değildin—
Kocaman bir sensizlikti.
Ve fark ettim ki,
Seni beklerken
Usul usul
Ölüyordum ben…
Alıp verdiğim
Her nefeste.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.