10
Yorum
40
Beğeni
4,8
Puan
592
Okunma

Bir senfoninin es’inde dünya,
hilâl gibi geceye işliyiz.
Işığınla yerinden oynadı uykular.
ruhumun alev güncesinde gölge yuvası.
Adım mürekkep karanlığıyla dağıldı dile.
Vaktin vav harfi eğik ve mahcup
saatler tersine kanarken,
özne, dizelerin parmaklarında çırpındı.
Kervanın sessiz yükü,
halka halka yayıldı karanlık.
rüzgârın önünde savrulan turkuaz şiirler,
birer med cezir;
suların kıyılara vurduğu huzurda.
Nâr aynasında hurufi ıslaklık,
her harfini giyinip gecelere iniyorum.
ey gözlerimdeki cennet,
hâle gibi sar kış çiçeğini,
içinde bir baharım.
Kuzeyim, güneyim,
en derin uçurumum.
Göğsümde kor kanatlı Zü’l,
kelam-ı sırat.
Külden doğmuş nidanın
kandil gözlü vuslatı.
vaktin damarında gül şarabı,
masalsı bir şah.
Doğuşun omuzlarında susmak,
bir intihar şimdi.
dünya dilleri,
sessizliğin ihtilâli.
Adım, secdeye durmuş bir yıldızın dili.
öpsün kelimeler ağzımızdan,
bu muazzam rüyadan
uyandırmasınlar dudaklarımı
....
5.0
94% (17)
1.0
6% (1)