7
Yorum
38
Beğeni
0,0
Puan
520
Okunma
Mührü kırılmış rüyaların kıyısından dönecekler.
....
tozlu aynaları yatıştıracak deniz,
birlikte ve yalnızken düşlere gidilecek.
açacak rengi fısıltıların,
gün eksilen yerlerinden büyüyecek.
gövdemden ince bir gök sızar,
kendini unutmuş bir rüyanın ucunda.
yağmur ve toprağın türküsünde,
duru gerçeğin perdesini çekerken ışıklar,
ırmağa yağacak pencereler.
ardında bekleyen, henüz konuşulmamış yüzyıllar.
bir dehlizin karanlığında buzul süsler
ki her biri, ertelenmiş ilkbaharın aydınlığı.
Gözlerimde titrer bir efsun.
gece, dudaklarıma şiirdir.
hiçliğin tam ortasında bir renk,
kendi anlamını yutar.
Kehribar hüznün sırt çevirdiği an.
rüzgâr öper ellerimizi,
sonra odamıza dolan dünya
gizli saklıların içinde...
bazen en kuytuları taşırken,
bağıran vakitlerin
serserisi olur içim.
bir bahar,
sabah serinliğiyle kopar.
masum kalmaz bazen yeniden buluşmalar
ruhumda tunç kelebekler.
Her sevda,
kendi boşluğunun simyası.
sessizlik, her uyanışım benim.
Bir nehrin yorğunluğunu taşır şeffaf kabuk.
usulca düşen yağmur, yüzünde çocukluğum.
kanatılmış günün hızlı sularıyla
bir çiçeği yıkarken
ay karışır alnıma.
bir şiirdir her şey.
dünya, içimde açılan bir yara gibi kıvrılır.
bir gün mutlaka çıkıp gelecekler,
yırtık uçurtma
ve üflediğim cam,
her şiir sonrası
çıplak karanlığa.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.