8
Yorum
42
Beğeni
5,0
Puan
645
Okunma
İçimdeki boşluğun yönsüz tarikatı,
Bir alaca sembolü.
Sesler içimde kırılıyor;
Rüzgârın bayrağına salınan her nesnede üşüyor sözcükler.
Avuçlarımda bir seyyah göçü,
İtelerken yüzümü.
Ayyuka incelmiş mağrur uçurumların;
Kendime kalan mevsimi.
Avare bir sokağa çıkıp,
Dinleyelim rüzgârın deli sesini,
Çınlayan bir nida ile.
Nice yolculuklarda,
Kayıp gölgelerden süzülen saf bir iklim.
Yüzümde yitirdiğim güneşin sis kavmi,
Kapandı yağmurun şarkısı,
O lambanın gölgesine;
Çağrılmış ırmaklar gibi...
Bir akşam duası esiyor,
Uykusu uyumuş bir uğultuya.
Ah bu incinmiş seslerin manolya kokusu,
İçinden geçtiğim suyla,
Sakla öykümü düşlerin kızıl
tavrına.
Çıplağında gümüşün bulanık sükûtu,
Dışardan içeriye akan saatlerin tılsımı,
Bir vaktin tuhaflığında
Ay soluğu.
Derin siyah boşlukların ürperen soyu,
Sessizliğimin imlası karışmış
Bir ışığın bıçağına.
Yak gecenin kalbine bir fener.
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.