5
Yorum
30
Beğeni
0,0
Puan
506
Okunma
Hüzün tanelerinin hece ıslığı,
Bulut göğsünde derinleşen uçurum,
Matemin en koyu rengi
....
Ayazla büyüyen ağaçların büyülü narı,
Gözlerimin toprağından damla damla yağar kuşlar.
Atlara biner dalından kopan zeytinler,
Gecenin ıslak avuçlarında saklı secde.
Gece, kızgın ırmağın sessiz yakarışı,
Kızıl bir düş sarayı,
Sahafların teninde çatlayan çiçek.
Yüzümün göçebe ikliminde zaman,
Saklı suyla çadırını sökerken,
Anlamanın boşluğunda yol benim.
Yoksul şehrin sokaklarına,
Gölgesiz deniz taşıyor ruhum,
Susmanın ihtiyar duraklarında,
Geç kalmışlıkların uzun tekrarı,
Kayıp inci,
Bir kanat hareketi yeryüzü.
Sımsıkı kapat gözlerimi...
Yırtık nehre uyananların sarnıçlarında sızı,
Yel türküsüyle geçiyor dudaklarımdan,
Zaman yanılıyor,
Zaman kendiyle geçerken,
Bir tohum bırakıyor aynalı karanlığa.
Hâlâ gitmedim,
Hâlâ azala azala dağıttım kapıları,
İçimde sandıklar,
Kimsesizliğin konuğu.
Sular ve karanlık,
Çiğ rüzgârın bilyesinde,
Hâlâ gitmedim,
Hâlâ aynı tünellere bakan,
Işık ürpertisiyim.
Buradayım,
Yolculuklara saplanmış buzulların belleğinde nabız atışlarım,
Eteğimdeki dağı hanlıyorum,
Tedirgin gövdelere
...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.