9
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
1058
Okunma

Şu köhne kaldırımlar hep yokuş mu çıkıyor?
Bu şehrin atmosferi, kasveti beni yordu.
Duygularım gövdemi başka yöne çekiyor
Kalbimdeki her zerre, özler Anadolu’yu.
Yağmacılar bu semte dadandığından beri
Sildiler tabiatın efsunlu renklerini.
Dört duvar arasında fukarası, zengini
Farklı çerçevelerden izler Anadolu’yu.
Münferit hadiseler, şahıslar ürkütmesin
Hangi kapıyı çalsan, tanrı misafirisin.
Kerametleri çoktur, ayların, mevsimlerin
Terk eder boz bulutlar, sisler Anadolu’yu.
İlkbahara erince, yamaçları, düzleri
Turnalar aşıp gelir, dağları, denizleri.
Yunus’un izindedir, Davudi gezginleri
Büyüleyen nağmeler, besler Anadolu’yu.
Pervazlara değince, ılık seher yelleri
Boyalı konakların, uçuşur perdeleri
Sarmaşık gülleriyle, edalı dilberleri
Rengarenk motiflerle, süsler Anadolu’yu.
Üslubundan sezilir, nişanlı, sözlü müdür?
Alaylı, mekteplisi, atadan öğütlüdür
Vatan sevdalıları, omuz omuza yürür
Yüceltir alnı açık, yüzler Anadolu’yu.
Entrikalardan bıkmış, vefa mı arıyorsun?
Bırak ihtirasları, tefecilerin olsun.
Hırslarından arınır, dertlerden kurtulursun.
Anlatmaya yeter mi, sözler Anadolu’yu?
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.