13
Yorum
52
Beğeni
5,0
Puan
2003
Okunma

Küsme nar tanem
Yazgıya maya bırakan kokuya ve
Kalbine konan küçük kuş’a...
Üzeri mor kerestenin gövdesine yasladım
Dilimin pelesenk ormanını
Dağlar fısıldadı sevda ismini gözlerimin rengine
Bakışımın kırmızı suyunda inlerken tekbir
Bırakma uyuduğum ninniyi
Akşam altında ervahı kimseler
Ve şahında yeleli atlar
Beni benden okuyup ’sen’diye ezberlediler
Kalbimin aleminde dem vakitler
Kimi elâ hüznü resmin mavi ayeti
Ki,muhakkak uykusu var isli güneşin
Mahlas beyitli..
içimin savaşında yanarken dil oyası
Su dökmek akla ziyan hedera!
Kendimi duymadığım seslerde can diye bilirim süslü deseni
Ayaklarıma aşk çizmesini giydiren
O’dur duyan.
Zihnimdeki gökyüzüne yağmurlar kuran.
Ey ömrüm
-rüzgârda salınan saçlarım avuçlarından akar-
Umutsuz değilim
Pembe rüyanın cennetinde rengârenk çiçekler çeşm-ı gül
Sahi..Nasıl sevgili olduk yıldızların yüzüne
Ayak izlerimizde ay masalı sancı bir ayna
Fena yakalandık
Gönül denizinde kanat çırpan kuşun
Siminden inen büyüye
Şuramda ağlayan çocuk ve
Ah varlık,
itirazsız derya inancın kulesinde
Kubbelerde Yusuf’un Züleyhâ’ya yâr olduğu yaşlar
Cümle tellerine saplı ok
Dalıyorum zül kuyuya
Gece gündüz
Ey ömrüm
-müebbet suretin özüyle bürünen ırmağı uzuyorum
Cananın can’ı olup
Çeviriyorum sayfayı baharın tozuna
Bilmez miyim her lahzada
Ruha huzur üfleyen şairi
Dinle sesimizi
iliklerin donacak kenetlerken
Ellerimizi
5.0
100% (32)