4
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
793
Okunma
Gözlerimin renginde fecr-i doğuş ağarırken
Nümayan tılsımın töz bilinci
Kök salan dip tanesi
Toprağıma..
Güneşe bağlanmış gün hırıltısı gürleştikçe avuçlarıma
Yağmurdan bilirim sevincimi
Bu araz cevher bade-i göğsüme
Mülzem ilik..
Su uykusuna dalan yıldızlar gibiyim çok kere
Duvarlarımda askı halatlar omuz başımda
Hiç farkım yok maviden
içime dalan derinliğin his terazisinden..
Bakışımın suda seken parlağını görüyorum
Ruhumun ezgisinde ağaç çatallığı
Nasıl da salınıyor hasretinle
Kara kara zamanları güvercin gölgeleriyle
Kovuyorum..
Yaklaştıkça uzağına terli adımlarım
Mısralarım eriyor teninde ki,
Bir çocuğun dil kilidiyle
Bekliyorum..
Öyle günlerde
Kapıdan her gün girdiğin yerdeyim
Üzerine tarih düşülen güz kovanlı uğultu
Kulaklarında örgülü ip
Ve
Soluğunda sabah
Dudak ucunda sevda
iklimi..
Ben bu haldaş gecelerde
Göğümü almaya geldim kuşlar gibi çocuğum..
Sarıl bana..
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.