10
Yorum
29
Beğeni
0,0
Puan
1445
Okunma
Haddin değildir susku biriktirmek heybede
sonlu bir ömrün sayrılarıyken üstelik
ve sanrılarla sarılmışken dört bir yanın
teslimisin işte anla
kendi hayatının...
Katmer katmer açıldığında gece
hârelendiğinde süzgün gözlerinde ay
kadehinde mey olmalı yaşların..
Bükülmesin diye goncanın beli
yanaklarındaki nemi toprağa sunmalısın..
Ne için var ki ellerin
buluşturamadıktan sonra çiçeği toprakla
yâhut suya doyuramıyorsan çeliği
onduramıyorsa tenin tek bir yarayı
ne diye taşırsın sağ omzundaki meleği!
İhtiyacın yok musalla taşlarına
ya da beyaz örtülerle sarmaya gövdeni
yüreğinde aşk olanın çıplaktır gözleri
inancını kalkan bilip
bileyip kılıcını kınıyla beraber
kesmelisin akça pakça fidanların
boynuna dolanan kalleş urganı...
Hep taze tutmalısın içindeki ormanı
o çingene ruhunu dallara sarmalısın
ve ummanlar taşırmalısın sıcak göğsünden
dalgaları kırmadan ama; sakin ve usul
kendine âlim, kardeşine kör
ve cümlesine insanlığın
sevdalına baktığın gibi bakmalısın...
Bir de rüzgâr olabiliyor musun
çocuk gözlerdeki uçurtmalara
işte o zaman;
tam da o zaman
yükseleceksin
Tanrı’nın mîrâcına...
Özlem Tarhan
Nisan/10/iki bin on dört