3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
2029
Okunma

Boşuna aşk” koymuşum adını
Boşuna harflerle arada bir bağlantı kurmaya çalışmışım
Adın “ayrılıkmış”
Adının en ortasındaki harfe olan uzaklığı gibiymiş ayrılığımız
Hayaller biraz daha eriseydi
Karışabilirdim onların içine
Ben de ilerideki zamanlarda hayal diye anılabilirdim
*
Kendime her akşam kibrit kutularından ev yapıyorum
Yakıyorum aydınlanmak için
Yanmıyorum, evim yanıyor
Plastik hayallerim eriyor evin içinde
Birbirine yapıyor, bana yapışıyor
İz bırakıyorum ama bitmiyorum
Dibine kadar indiğim gerçekler
Gün yüzüne çıkmıyor
Kendime yasaklar koyarken
Öğreniyorum yasakları yaşamayı
Üzerine gitmeyi, korkar gibi, korkunun üzerine gidiyorum
Korktuğum o son şey de başıma geliyor, gidemiyorum
Kalıyorum en çok bıraktıklarımın yanında, yerine
Yere, biraz daha seriliyorum
Kırıldıktan sonra öğreniyorum
Dalın ihanetini
Düşmeyi düş yerine koyup, güzelleştiriyorum
Tüm soru işaretleri her gece gökten iniyor
Her indiklerinde biraz daha büyüyor
Soru işaretleri yıldız gibidir
Yaklaştıkça büyüyor
Görebilmek için daha büyük bakmaya çalışıyorum
Odak sorunu yaşarken, yalnızca odaklandığımı görebildiğimi unutuyorum
Ellerim temiz bu sefer
Tek soru işaretine dokunmadım
Ama ağzım kesik
İmgesi kanıyor şiirimin
Yanmadan erimez
Yakmadan gidilmez şiirleri
Kelime israfı olur sonra
Yeterince kalabalık dünya
Ve anlamayan, anlaşılmayan dünya dolusu insan
Ve yalnızlıklarımız, gittikçe çoğalıyor
Dağılmasın diye içimdekiler
Kendimi parçaladım
Her gidişin bir ölümdü
Yetmiyordu sana ölümlü oluşum
Bir de intihar ediyordum
Artık beni korkutacak bir şey tanımıyorum
Öyle sessizim ki
Sessizlik bile korkutmuyor
Bulunduğum kalıbın şeklini alıyorum plastik gibi
Olmayan hayaller kuruyorum
Hayaller olmayacağı için kurulur
Eriyor plastik hayallerim
Tenime yapışıyor
Şimdi daha şekilli oldu yanıklarım
Daha renkli
Hayalleri gösteren bir şey icat edilseydi
Tam olarak üzerimdeki resim çıkardı
Üzerime yapışmışlığın belirirdi gözler önüne
Ama edilemedi
Yüz yıldır bekliyorum oysa
Fazladan yaşıyorum intihardan sonraki zamanları
Kendimi yakarak görüyorum
En güzel renkleri
Plastiklerimi üfleyerek öğrendim susmayı
Ağzımdaki ıslaklık bittiğinde öğrendim susamayı
Ve yalnızlığı
En çok hayalimde seni yaşatırken öğrendim
Yalnızken daha yanlış hayaller kurulabiliyor
Otuz Bir Mart İki Bin On Dört 17 00
Nevin Akbulut
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.