18
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
2233
Okunma

bütün kuşlar yaşasın
çalı kuşları, kırlangıçlar
kanatları gezinsin yüreğimizde dalgalanarak
ilk esriklikte uçalım, alçaklardan yükseklere
düşler ülkesinin çatısına konalım
beyaz kuşlar lekelenmesin
yağmurun çamurundan
sıçramasın bir nebze pislik bile
ayrılmasın parça, parça
aynı ahenkte dansederce insanlar
savurmasın uzun uçmaların açlığı
ayrı yerlere saçılan
yemlere bile.
toz konmasın
düşlerine!
bütün çiçekler açsın baharda
çeşit çeşit renklerde, kokularda
pencerelerimizi açalım temiz havaya
şu dava, bu dava açığa çıksın gerçek
çıkarılsın aklın kelepçeleri
kurtulunca sevgi, zincirlerinden
çözülsün prangalar
çalsın bir dalda iki kiraz türküsü
oyuna dursun kardeşler
düğünü tazelensin ay’la yıldızın
olağan ekseninde dönsün dünya
selâm verir o zaman
bir gül kaktüse
türküsünü çağırır
hayat yine
bütün gençler, kızlı oğlanlı, yayan yapıldak
beyaza boyasın bütün duvarları
özgür kalsın ağaçlar
tutsak kalmasın suçsuz insanlar
bozulmadan rengârenk merdivenler
çocukca heyecanlar, sokaklar
tahttan insin son padişah
soluk alsın adalar, ada, boğaz
İstanbul, Anadolu
masmavi dalgalarla kıyıya vursun deniz
köpükler silerken sahildeki eski izleri
gülümserken gökyüzü,
bütün tonlarında mavinin
dalalım yepyeni düşlere
dünya çok hızlı atıyor adımlarını!
21. 12. 2013 / Nazik Gülünay