7
Yorum
28
Beğeni
0,0
Puan
200
Okunma
dokunduğunda gözlerinle bana
mümkündür dağı oynatmak yerinden
bir yere fırlatmak
üstünü saran çalıları, pıtırakları
bir eve girer gibi merdivenlerinden
öyle doruğa çıkmak
güneşe yakın bir yere
ocak kurmak
toplamak çevrene çoluk çocuğu
dokunduğunda dudaklarınla bana
mümkündür sevdayı uyandırmak
yattığın o susuz topraklarda
öbek öbek gül açtırmak
utandırmak geçmişi
öyle yüzü asık duygusuz durduğunda
kolundan çekip güne bırakmak
günün güneşli yağmuruna
dokunduğunda ellerinle bana
kurumuş göz pınarlarına dolar kaynak
bir çocuk su içer kana kana
bir kadın şarkıya başlar rasttan
bütün evlerin penceresinde
saksı çiçekleri açar
insanlar türkü söyleyerek gider işine
dilenci yakar para topladığı kutuyu
çalışmaya başlar
dokunduğunda gülüşünle bana
bir kız çocuğu balonlarıyla oynar
sokakların çamurunu temizler işçiler
pişman olmaz yağdığına yağmur kar
parkta yürüyüşe çıkar kasaba sakinleri
salıncakta sallanır çocuklar
bütün elma şekerini satar satıcı
hava bir açar bir açar
güneşe değdiririm elimi
dokunduğunda sevginle bana
unuturum annemin kocamın dayağını
vurmasını öğretmenimin cetvelle avucumuza
yine körebe saklambaç yağ satarım oynar
büyümeyen çocukluğum sokak aralarında
deli gani elma ister bahçemizdeki ağaçtan
türkü söylerim tepesinde
sallanırım dallarında umutla
tutunurum geleceğe
dokun bana..
04. 01. 2016 / Nazik Gülünay