3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1193
Okunma
kemiklerim üşüyor
donmaya yüz tutmuş bir sarı
düşer
düşer
düşer
ilk yağmur sonbahar tarafıma...
sonbahar eşiği bir ağustos geçer sessizce
dört köşe kısa bir masa
demli kahvesinde toprak kokulu fal
iki sadelye bir telve yalnızlık...
duvarları kanatan karanlık
ayın gölgesinde dans eden sehba
taşır eriyen mum kül tablasını
bir kadının saçları
garip bir ıslık taşıyan rüzgarı
yitik kentlere çöken IŞIKLAR
gözümü yakan ateş böcekleri
koca bir şehrin ortasına konmuş bir aşk
oysa dokunsa göğe göğsüm
yağmur yağacaktı kelime kelime...
dar odalara kelepçe takmasa karşıdaki resimler
kaldırımlarda gelecekti gölgemizle gizlice
öpüşmelerin düştüğü soğuk yollara
soluk bir sokak lambası
gecenin ellerinde sonbaharın serin elleri
şimdi yeniden öpüşsek
gelir mi ilkbahar sarılırken
yarım kalmışlığımın şiirleriyle...
5.0
100% (1)