2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1113
Okunma
saat onotuziki
oturup yazmanın dağılan vakti
yeterince karanlık, yeterince sigara
yaşıyor olmanın uzayan vakti
aydınlık, az aydınlık, yok aydınlık, hiç aydınlık…
öylece bakmanın azalan vakti
tek kişilik bir oda, odanın kendi iç saati
işte o saat hep onotuziki
duvarda bir taş ustasının bin yıllık ayak izleri
camda otobüs sesleri
ışık ışık kırmızı otobüsler
iki katlı kırmızı otobüsler
ve kırmızı otobüslerden çözülen diğer renkleri bir kentin
üst katında ayakta durmak yasak
“Please move down inside the bus!”
demek ki yer Kuzey Londra
saat durmadan onotuziki
demek ki yer dünyadan koparılmış bir oda
Esterdi o, okurdu yazdıklarımı
sonra içerdi kadehinde ne varsa
ben içmem, hem okumam da
bilirim yalnız, kulağımda ince bir ses
karışırım hayatın günlük uğraşlarına
saat onotuziki, yer Kuzey Londra
yer dünyadan koparılmış bir boşluk, tek kişilik bir oda
akıp giden mekanı kurcalarım, parmaklarım uzar Ester’e doğru
uzaklık kendi anlamını bulur böylece
kıtalara ayrılır bir dünya
“Mind the gap please!”
biraz bir vakit artar bir günden… anlarım… oynayan çocuklardan…
kumral bir sabah, esmer bir ikindi, ya da sarışın bir öğleden sonra
saat siyahi bir onotuziki
tek kişilik bir odanın dağılan, uzayan, azalan içi
saat kırmızı bir onotuziki
Ester’i öpme vakti
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.