17
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
3139
Okunma


yemyeşil çayırlarda
tokuşturduk kılıcımızı kafka’yla
bizi birbirimize düşüren
önce aşkı biçtik
sonra dünyayı dar ettik
bu yüzden damlar okyanusa
intiharlar
koynumuzda emzirdiğimiz avare
eşil çiğ düşlerimize
sarılarak uyuduğumuz
hoyrat gecelerde
deniz yutar bizi
biz yutarız denizi
bir zamana ait olmayan
sözcüklerin yörüngesinde
ruhumuz göçer
süzülür kesik kesik
şuuraltı sohbetlerimiz
çöl güneşi yakar ötekini
dehlizlerde kesif kükürt kokusu
yılankavi içimizde çakıl taşları
Tanrı deşer durur döşümüzü
ah yaşama sanatı zarif bir yüzük
benzemez değme şaraplara
beklemekte boşuna kül kedisi gibi
velhasıl
yaşamayı bilmek gerek
gözlerimizde simsiyah bulutlar
saçlarımızda rüzgar
kaşıdığımız yaraları hatırladıkça...
‘’ hangimiz yaşıyoruz’’
Yüz kırk birinci şiirimin güne düşmesinden mutluluk duydum. Şiirimin seçiminde emeği geçen; okuma lütfünde bulunup değerli zamanını veren siz değerli şair dostlarıma ve Saygı Değer Seçici Kurul’a candan teşekkür ederim. Saygımla.
gönül gençyılmaz
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.