23
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1656
Okunma

süte karılmış buğulu bir yağmur
dağlar ak bedevi poşusu takmış
pür telaş
yer gök ıpıslak
pencere kıyıcığımda kaktüsüm ve ben
aheste bir balıkçı gözlerim
yarı inmiş
hüzünlü yol çeker
gelmelerin yakın mı
bilmez bu duçar
ismini zikrettikçe
ince zar gibi titrer
kabarır sular içimde
avaze bir tufan
alaca bir ceren seker
yüreğimde
gözyaşlarım gönül cidarını
çürütür
pür pak kızışmalara hasret
canımın içi
can çekişir
aztek rahiplerin
suyun üstünde yürüyen mucizesini
yaradan bu kula
nasip etseydi eğer
ey kirpiğimin tuzu
ey okyanusun öteki ucundaki
yarim
gönül bir saliseye durur muydu hiç
parelense de ayakları
sağır etse de uğultu kulaklarını
iyot küf neme bürünse de teni
bir an önce varmak için yanına
vururdu kendini ummana
vallahi de billahi
gönül gençyılmaz
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.