0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
24
Okunma
Önce umutlarımı topladım,
Sonra sevdalarımı.
Hayatımı katlayıp yanlarına bıraktım,
En üste de ömrünü.
Bir ömür,
Tek bir mandalın taşıyabileceği kadar hafif değildi.
Ben yine de
Hepsini tek bir mandala emanet edip
Astım ipe.
O günden beri
Rüzgâr beni değil,
Benden eksilen yeri yokladı.
Avludan geçenler,
İpte sallananı bir gömlek sandılar.
Kimse dönüp bakmadı.
Kumaş değildi o;
İçimde yıllarca taşıdığım
Bir ömürdü.
Güneş yalnızca ışığı taşıdı,
Yağmur yalnızca izi büyüttü.
Hiçbiri
Beni indirmeye yetmedi.
Mandalın bıraktığı iz
Kumaşta kalmadı;
Ömrüm
Oradan katlanmaya başladı.
Çünkü beni zaman eskitmedi,
İndirilmeyi beklemek soldurdu.
İpin lifleri çözülmedikçe
Ben de dağılmadım.
Mandal beni tutmuyordu,
Dağılmamı erteliyordu.
Bir gün anladım:
Beni ipe asan
Mandal değildi;
İçimde çözülmeyen
Tek düğüm bendim.
Ama insan,
Bazı yükleri omzunda değil,
Ömründe taşır.
Mandal aynı yerden sıkıyordu,
Ben her gün
Başka bir yerimden çözülüyordum.
Meğer bazı kırıklar
Ses çıkarmazmış;
İnsan,
En çok oradan eksilirmiş.
Bir gün döndüm,
İp beni tanıdı,
Ben kendimi tanıyamadım.
Mandal,
Hiçbir şey olmamış gibi
Aynı yerden
Zamanı tutuyordu.
O an anladım:
İnsanı yoran
Taşıdığı yük değilmiş,
Asılı kalan ömrüymüş.
Hâlâ...
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.