0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
34
Okunma
Sen konuşunca
içimde kimsenin bilmediği
bir pencere açılıyor.
Ne dışarıyı görüyorum
ne içeriyi biliyorum;
sadece karanlığın
bir yerinden ışık sızıyor.
Yüzünü hiç görmedim.
Gözlerinin hangi renkte
suskunlaştığını,
saçlarının omuzlarında
hangi gölgeyi taşıdığını,
gülüşünün hangi mevsime dönüştüğünü bilmiyorum.
Ama sesin var.
Bir kelimenin son hecesinde
geri çektiğin ince nefes,
cümlelerinin arasına bıraktığın
kısacık sessizlik...
Ben en çok
söylediklerini değil,
söylemekten vazgeçtiğin yerde
kalanı duyuyorum.
Orada
kimsenin dokunamadığı
bir yerin var.
Belki geçmişten kalmış
sesine yerleşen bir suskunluk,
belki yıllardır adını koymadığın
bir yorgunluk...
Bilmiyorum.
Ama seni
sesinin taşıdığı yerden tanıyorum.
Çünkü bazı insanlar
yüzlerini göstererek değil,
kendilerinden sakladıkları
yerlerden görünürlerSen konuşurken
kelimelerinden çok
aralarındaki boşluğu dinliyorum.
Bir cümlenin başında duruşunu,
sesinin bir kelimede incelişini...
Kimsenin fark etmediği
o küçük kırılmaları
ben duyuyorum.
Çünkü sesinde
kendine bile açmadığın
küçük bir ülke var.
Ben o ülkeye
hiç ayak basmadan
sınırlarını ezberliyorum.
Ne garip...
Elini tutmadan
sıcaklığını özlemek.
Gözlerine bakmadan
bakışının içimde
nereye kadar uzanacağını merak etmek.
Yanında hiç yürümemişken
adımlarının bende
nasıl bir iz bırakacağını
bilmek istemek...
Ben seni
bir yüzün tamamından önce
bir sesin ayrıntılarında sevdim.
Belki bir gün
seni gerçekten göreceğim.
O gün zihnimdeki bütün yüzler
yerini gerçeğine bırakacak.
Belki yanılacağım.
Olsun.
Çünkü ben seni
gözlerim görmeden önce
sesinden tanıdım.
Bir yüz olarak değil;
bir nefes,
bir susuş,
bir cümlenin içinde
bana değip geçen
ince bir titreşim olarak geldin.
Ben seni
yokluğunda da duyuyorum.
Gecenin ortasında
ansızın duyduğum bir kelimede
bir başkası konuşuyor,
ama içimde senin sesin yankılanıyor.
Sesin sustuğunda
içimdeki sessizlik
seni söylemeye başlıyor.
Sen bana gelmeden önce
içimde sana ayrılmış
bir eşik varmış.
Sen konuşunca
o eşik açılıyor.
Ve ben
orayı kimseye göstermiyorum.
Bazı sesler vardır;
bir kez değdi mi insana,
susunca bile
içinde konuşmaya devam eder.
Bir ses kalır insanda;
sözü biter,
yankısı kalır.
Şimdi ne zaman konuşsan
içimde kimsenin bilmediği
o pencere yeniden açılıyor.
Ve ben artık biliyorum:Bazı insanları
gözlerin tanımaz.
Bir ses gelir,
içinde hiç bilmediğin
bir yere dokunur.
Sonra o yer
bir daha kapanmaz.
— Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.