5
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
390
Okunma

Gök,
sağır boşluk kadar derin.
Yüzünde unuttuğun şehir,
Kozalara hapsedilmiş;
bir hece duruşu,
ufuk kör,
İnsan,
kendi limanına sürgün martı.
Sular kanıyor,
hayat;
bir göçte unutulmuş,
derin susku,
yamalı ve vurgunda.
Uyandır atını !
Adsız ayazdan,
yorgun yoldan sıyrıl,
tedirgin yarından.
Uzaklığın ihanetini,
İs gibi çiğne.
Gözlerinde,
dalgın ve
saklı kış ile
odalarda,
dilsiz bahar büyüyor.
Bî-râhın rengi uzak,
Sûzânın berrak nehri bu;
içtikçe derlenen,
zerreden insana şuh avuntu...
gelincik;
tutunduğu yerinden,
kimsesiz duruşla
ateşine yaslanan bir tanık,
zerafet kızılı.
Kül olma,
düş’ün yağmuruyla ıslan;
kaderi göğsünde soğut
....
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.