4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
95
Okunma
Sabah muhtaç kalmış kayıp gitmeye
Masama iliştirilmiş cehalet yaşamak
Okudukça çizilmiş bir yazının rengi menekşe
Çiçeklerin uçtuğu tuzlu gölgemin silindiği yerdeyim
İzlemek seni, katran kartalı dumansı ateşinde
Son seferin yolcusu demi bırakmış göçün acısında
Aklın ortağı hayalin sesine avuntu dizermiş
Tespih çeker
Derviş hırkası giyer
Kaynayan beldelerin eklemlerine isyanın hoyratlığını zerk edermiş
Bir başıma açık tutuyorum sensizliği
Arada bir yoklayan gök vuruşlu
Sesler ekleniyor imbat dudaklarına
Hangi gecenin iniltisi
Görkemli kıyılarını sıyırıp atıyor rüzgâr
Özledim
Gök yarılsa düşse dediğim kanayan bir yaranın iklimisin
Belki sinesi ekilmiş mektebin muallimi oldun
Çiçeklerin solmuyor belki
Bahçesi derilmiş bülbüllerin tenhasına serilip kaldın
Bense ağaçları sayıyorum
Kaç yaprağın boynu kış kesiği yemiş
Gürültünden uslandım kanatsız lığımın kavli sadık
Kırık seslerin inadına yabancı kuşların sancısını çekiyorum
Ertesi gün hiç bilmediğim ezgilerin yavan sofralarında
Oturmuş ozanın sazından sıyırıp atıyorum gözlerimin uykusunu
Sürgün sırtı geyikler aslan yüreğinde ayin yapıyor
Kaçış, kaybediş oltasına takılmış balık sezgisi
Suya kaçıyor bir boğulmuş ruh
Susma yağ dediğin yerde yeşilleneyim
Dilden dile düşer kesik karanlığın düş izleri
Gitmeseydin
Tortusu avucunda kalmış gebe sarnıçların kuraklığını bitirirdik
Yağız atların yelesinde rüzgâr avuturdu inci mercan gözlülerin sultanı
Acı nedir diye sormazdı kilim dokuyan kör kurşunların ninnileri
Ağlamazdı göz uçlarım
Saymazdım yıldızını gecenin
Baharsız kaldım sanki…
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.