0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
19
Okunma
BAVULA SIĞMAYANLAR
Koca bir bavula koydum hayallerimi, anılarımı,
katladım hepsini özenle—
kırışmasın diye değil,
dağılmasın diye içim.
Ama sen…
sen sığmadın hiçbir köşesine.
Sesin hâlâ kulağımda,
çınlayan bir müzik gibi—
ne susturabildim
ne de başa sarabildim seni.
Sönmedi içimdeki bu yangın,
mevsimler değişti, ben değişemedim.
Bu güz, yapraklar bile vazgeçerken dallarından,
ben bırakamadım seni içimden.
Bakmak bile gelmiyor aynaya,
çünkü gözlerim seni arıyor hâlâ.
Kendime rastlamıyorum artık,
her yansımada biraz daha eksiliyorum.
İçimde birikenleri sığdıramadım bavula,
taştı fermuarından geceler,
uykusuzluklar döküldü yerlere—
toplayamadım.
Anladım ki bazı vedalar
toplanmaz, taşınmaz, bitmez…
Bazı aşklar,
bir ömür taşınır
ama asla yerleştirilemez.
Bir istasyon kaldı aklımda,
gitmekle kalmak arasında asılı bir an—
adımlarım ilerledi,
ama kalbim hep sende kaldı.
Biletimi kestim gidişlere,
dönüşü olmayan cümleler gibi,
her harfi sen kokan bir vedaydı bu
ve ben sustukça çoğaldı içimdeki yankın.
Geceyi de koymak istedim bavula,
belki karanlık örter diye seni—
ama ne mümkün,
en çok gecede çoğalıyorsun zaten.
Ellerim alışamadı sensizliğe,
boşluk bile senden izler taşıyor.
Dokunduğum her şey
biraz daha eksiltiyor beni.
Bir gün dedim, geçer…
her yara kabuk tutar elbet—
ama sen,
kabuk bağlamayan bir sızı gibi kaldın.
Şimdi nereye gitsem
bir parçam eksik varıyorum,
çünkü en ağır yükü
yanıma değil,
sende bıraktım.
Ve anladım—
bazı gidişler var ki
insanı bir yere götürmez,
sadece biraz daha
kendinden uzaklaştırır.
Bir şehir değiştirsem de yetmiyor,
sokaklar aynı kokuyor senle.
Adını duymadığım hiçbir yer
tam anlamıyla “uzak” olmuyor.
Rüzgâr bile senden konuşuyor bazen,
saçıma değen her esinti
eski bir hatırayı geri getiriyor.
Bavul hâlâ açık duruyor odada,
içine bakıyorum bazen—
bir hayat eksik,
bir sen fazla.
Toplayamadım kendimi senden sonra,
parça parça kaldım zamanın kenarında.
Ne ileri gidebildim tam,
ne de geri dönebildim sana.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.