0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
102
Okunma
Benim sevdam dağlara, taşlara,
Kuşların kanadına, börtü böceğe,
Ve nasır tutmuş yorgun kalplere…
Tozlu yollarda saklıdır ayak izim,
Kavruk yüzlerin çizgilerinde sızım.
Benim sevdam; baharı düşleyen kuru dala,
Kıymeti bilinmeden dökülen yaşa…
Ne sarayda gözüm var, ne ipekli kumaşta,
Benim sevdam;
Bir yetimin ışıldayan tebessümünde,
Bir ihtiyarın dalgın bakışında,
Ve ekmeğini taştan çıkaranın alın terinde.
Sessiz akan ırmaklar gibi durulur gönlüm,
Toprağa düşen tohumla filizlenir ölüm.
Benim sevdam;
Görülmeyeni görmeye,
Sevilmeyeni sevmeye,
Ve paramparça ruhları umutla örmeye…
Dağılmış bir tespih tanesi gibi toplarım dünyayı,
Kuytu köylerin, unutulmuş köşelerin hatırına.
Benim sevdam;
Mektupsuz kalmış o eski posta kutusuna
Ve gölgesini esirgemeyen o ihtiyar çınara.
Yankısız çığlıklara sevdalıyım ben,
Gecenin karasında uykusu kaçmış rüyalara;
Tozlu raflarda bekleyen mahzun kitaplara
Ve nasibini gözleyen çatlamış topraklara…
Diz çökerim sabrın önünde, eğilmem rüzgâra,
Merhem olurum sızlayan her eski yaraya.
Benim sevdam;
Yükü ağır olanın omuzundaki gizli güce,
Karanlığın bağrındaki o incecik nura.
Varsın bilmesinler adımı, sormasınlar halimi,
Bir derviş selamında bulmuşum ben kendimi.
Benim sevdam;
Varlığa değil yokluğa,
Süslüye değil paklığa,
Yalın ayak yürüyenlerin menziline…
Sonunda anladım ki;
Ne dağ benimdir, ne taş, ne de şu uçan kuş...
Hepsi birer emanet, hepsi geçici bir yokuş.
Benim asıl sevdam;
Küllerinden doğan o sessiz “Hiç”liğe
Ve her şey biterken kalpte kalan o sonsuz iyiliğe.
Gidiyorum işte;
Ardımda bir avuç dua, heybemde koca bir dünya...
Zaten hayat dediğin;
Toprağın gördüğü en güzel rüya.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.