15
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
84
Okunma
yanıyorum
ama bu yangın odunla, kömürle değil
içimde gizli bir kandilin
adını bilmediğim bir rüzgârla harlanması
geceye değdiğimde
parmak uçlarımda nurdan bir sızı
sanki gökyüzü eğilmiş de
yüreğimin çorak toprağına secde etmiş
ben ki bir damlaydım
uçsuz bucaksız hiçliğin eşiğinde titreyen
şimdi okyanuslara sığmayan bir çağrıyım
“gel” diyen bir sesin içinde eriyen
dilimde köz
sözlerim duman duman yükselir içimden
her hecede biraz daha kaybolurum
ve biraz daha bulunurum sende
gözlerim kapanınca
karanlık değil gördüğüm
ışığın en içli hâli
yakıcı, yaklaştıkça serinleten
bir gül açar göğsümde
dikeni kalbime batmaz artık
çünkü kan da sensin
acı da, merhem de
ey görünmeyen sevgili
adını her an yeniden öğreniyorum
her yanışta biraz daha yok olup
biraz daha sana benziyorum
külüm savrulsa da rüzgâra
korkum yok artık
çünkü bilirim
her yok oluş
senin varlığına açılan bir kapıdır
ve ben
o kapının eşiğinde
yanarak
şükreden bir hiçim…
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.