24
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
189
Okunma
gece, içimde ağır bir kapı gibi kapanırken
bir ışık yürür sessizce kalbimin koridorlarında
adı yok, sesi yok,
ama tanırım onu—
rüzgârın bile eğildiği bir sükûnettir
onlar ki
dünya yükünü omuzlarına değil,
emanet diye avuçlarına almışlardır
toprak gibi sabırlı,
su gibi teslim
ve ateş gibi arınmış
korku uğramaz onların eşiğine
çünkü korku,
kaybedecek şeyi olanların gölgesidir
onlarsa
her şeyi çoktan bırakmış
bir tek O’na tutunmuşlardır
bir kuş düşün
kanadında kaderin ince yazısı
uçarken düşmekten korkmaz
çünkü bilir
gökyüzü onu tutan bir dua gibidir
onların yüreğinde
fırtınalar bile secdeye varır
gözleri, gecenin en karanlık yerinde
sabahı görür
ve dudaklarında
henüz doğmamış güneşlerin şükrü
ne geçmişe zincirlenirler
ne yarının sisinde kaybolurlar
an, onların evidir
ve o evde
korkuya yer yoktur
çünkü bilirler—
her adımda bir hikmet,
her eksilişte bir tamamlanış saklıdır
ve her kayıp
asıl sahibine dönüşün ince bir yoludur
bir dağ gibi dururlar
ama içleri kuş yuvası kadar yumuşak
bir deniz gibi görünürler
ama derinliklerinde sadece huzur
ey kalbim
eğer bir gün korku çalarsa kapını
hatırla onları
hiçliğin içinden geçen o sessiz yolcuları
çünkü Allah’ın dostlarına
ne korku vardır
ne de hüzün
yalnızca
sonsuz bir yakınlığın
adı konulmaz sevinci
Müjgân Akyüz Dündar
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.