2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
94
Okunma
Yaprağın dala, dalın ağaca,
Ağacın toprağa ihtiyacı var...
Ekinin suya, suyun yağmura,
Yağmurun buluta, göğün buhara ihtiyacı var.
Ektiğimiz filizlerin boy vermesi lazım,
Belli ki yarım kalan bir şeyler var...
Mevzu ne olursa olsun, umurumda değil;
Senin bana, benim sana ihtiyacımız var.
Güneşin geceye, gecenin yıldıza,
Yıldızın karanlığa ihtiyacı var...
Kelâmın sese, sesin bir kalbe,
Kalbin o derin huzura ihtiyacı var.
Köklerimizin birbirine tutunması lazım,
Yolların ve yılların artık susması lazım.
Dünya dönüyor; kuşlar uçuyor, nehirler akıyor...
Ama her şey biraz eksik, her şey boynu bükük bakıyor.
Zamanın durmaya, anın o bakışa,
Gözyaşının şefkatli bir ele ihtiyacı var.
Gurur dediğin aşınmaz bir duvar değil;
Yorgun düşlerin, senin dizine ihtiyacı var.
Bak, her şey yerini arıyor;
Rüzgâr vadiyi, Gar Treni bekliyor.
Benim de her sabah uyandığımda,
Senin sesinle tamamlanmaya ihtiyacım var.
Öyle bir düğüm ki bu;
Çözüldükçe bağlanan, bağlandıkça mühürlenen...
Nefesin nefesime,
Ruhunun ruhuma ihtiyacı var.
Ne bu dünya sığar içimize, ne de biz bu dünyaya,
Hasretin hükmü ağır, benzemez hiçbir rüyaya.
Sussun artık kainat, sadece kalbimiz konuşsun;
Mahşer de şahit olsun, muhtacım o tek bir duaya.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.