1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
105
Okunma
Dışarıda dalgalar güçlü ve serindi,
İçerde sessizlik yoğun ve derindi...
Yokluğun içimde güçlü dalgalar,
Varlığın ise sessiz ve yorgundu.
Güneş solgun bir vedaya hazırlanırken,
Zaman, kırık bir saatin içinde durdu...
Anılar, kıyıya vuran yosunlar gibi,
Kalbimin ıssız kumsalına vurdu.
Ne gidişin bir fırtınaydı dindi,
Ne gelişin bir müjdeydi, sevindi...
Kendi sesini arayan o derin boşlukta,
Ruhum, gölgenle sükûnete erdi.
Bakışların, ufukta kaybolan bir gemi,
Gidişin, içimde faili meçhul bir sızıydı...
Avuçlarımda kalan o son serinlik,
Belki de ömrümün en soğuk yazıydı.
Dışarda martılar rüzgâra direndi,
İçerde mumlar, kendi içine eğildi...
Seni beklemek, bir denizi beklemekti;
Ucu bucağı belli, sonu asla değildi.
Artık ne sesin gelir, ne nefesin duyulur,
Bu devran böylece, sessizce yorulur...
Dalgalar diner, sular çekilir de,
Sadece kalbimde o derin iz tutulur.
Gözlerin kıyıda unutulmuş bir sandal,
Zaman, kırık küreklerde asılı kaldı.
Ne fırtına dindi, ne bir ses geldi,
Gidişin ruhumdan bir parça çaldı.
Yarım kalan bir hikâyeydi bu liman,
Kime dokunsam buz kesiyor zaman.
Dışarıda köpüren o beyaz hırçınlık,
İçeride bitmek bilmeyen o duman...
Yollar yorgun, ben yorgun, liman sessiz,
Bir fırtına kopsa, dursa her şey nefessiz.
Dışarıda hırçın suyun dinmez kavgası,
İçeride ise kalbim, kalmış kimsesiz.
Damla damla doluyor yokluğun içime,
Sığmıyor artık bu sızı hiçbir biçime.
Varlığın bir yorgun akşam güneşiydi,
Şimdi karanlık çöktü en ince çizgime.
Adını fısıldasam dalgalar çekilir,
Sustukça yüreğim yerinden sökülür.
Buz tutar anılar, güneş karanlığa çekilir,
Ömrümün yaprakları bir bir dökülür.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.