0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Ağaçlar yaklaşıyor
Kiminin koparılmasına çengelli sırlar çözülüyor
Denizin karşısına durmuşum
Pervanesi güneşin çalımına cezalandırıyor taşlık sırtlarını
Yaprak kıpırdaması gizem bırakmadı
Kayıp giderken sırtında soğuğun ülkesi
Baharın tütsülendiği günlerin sakalı ağarırken
Keskin zamanın göğsümde yakışıksız atışı
Sevindirmedi aşkın baş ağrısını
Neresi bura
Hangi beldeden koparsam yolculuğumu
Vuslatını lehçesinden ayırmış
Zambak desenli cellâdını boynuna geçirmiş
Urgan bellediği kızların mücevherlerinde
Suskun dövmenin ele verdiği gülüşlerin arasında
Kaybolmuşum
Mesele uzakta başlayan kıvrımın hafızasını taşımak mı?
Kabaran aşka koku salarken şehrin en görkemli çağıltısı
Bir sessizliği gölge bırakıyor aşkının yamacı
Turnasını alıp kanadından rüzgârın seçebildiği yerdesin
İsminin hesaplanmasını
İhtiyar zamanın çözebildiği yerdeyim bende
Yitik olduğum
Yenik olabileceğim
Ve lirikselliğin incecik dumanında
İlk ismin sürgününde olduğunu biliyorum
Hünerli ayrılığın üstümüzden geçebileceğini
Düşlese de başkalarının iklimleri damlıyor
Ayaz çıkmış şehrin çatılarından
Talan olmuş gürbüz düşlü bahçenin çiçekleri
Silkinirken idam olmuş havsalamızın göğünde
Paylaşmadım sahte kurbanın patika paylarını
Sararmış ruhunun buğdaylarına ırgatın küfrü
İlişmeden kurulmuş isyan köprülerini
Bakire kalmış şeytanın günahı çamur atıyor
Oysaki seni bulandırmasın su diye
Her şeyi sıyırdım mavinin teninden
Nehre eğilmedim
Göğe baktım kimsenin içmediği yerden…
5.0
100% (2)