21
Yorum
42
Beğeni
4,8
Puan
453
Okunma


Bir ses, bir nefes miydi yaşamak denilen
Oysa sesi ve nefesi olmayanlar da var aramızda
Bir omza değmek yahut eli uzatan olmak mıydı
Rüzgârda şarkısı söylenen ve zamana direnen mi?
Belki de uzun yıllar yaşamak sandık biz onu
Kısacık ömrüne asırları kimlerdi ki doldurdu?
Saysaydık teker teker geçen yılları olsun seksen
Her bitimi bir ömrün hasadı da demek değil miydi
Duymak istersek sesini gidenlerin ardından
Katmak istersek sohbetin ortasına hem de gıyabından
İşte asıl yaşamak buydu, ecelle giden ama ölmeyen.
Kayıplar hatırlatıyor değerini insanların, ne yazık
Ne gidenler dönüyor geri ne de fayda verir pişmanlık
Ölmeden ölebilenler var aramızda, kadim bir duruş
Beden et ve kemikti zaten yoktu ondan bir umuş
Duygulara yön verendi yıllarca nadir bir asil duruş
Tanımadan da sevmedik mi hem verdik de değer
Yaşamak görmeden de sevebilmekmiş meğer.
Tablolara girecek güzellikte miydi unutulmayanlarımız
Yoksa mucizevi yeteneklerle mi önemsendiler
Belki de olağanüstü güçteydiler ve öylede kudretli
Yine de bunlara rağmen ölüm örtendi hayatın üstünü
Bir şey kalıyordu onca toza toprağa rağmen dik
Geçiyordu; gün, hafta, ay, mevsimler geçiyordu
Öylesine derinden işlemişlerdi ki insanlığın özünü
Fark ediliyorlardı gelince vakti, sanki aramızdadırlar
Yaşamak küllerinden doğmaktı, dile dolananda da türkü.
Öylesine uzak olmaları soldurmaz varsa sevgileri
Güzel has sözlerle kulağa hoş da gelir esintileri
Yollardadır, durgun bir bakışta, enstrümandadır iz
Belki de iki satır bir beyittir, sislerin ardındaki giz.
Öyle bir yaşamak olmalı ki bizlerinki de biteviye
Nefesle, adımla, yılla olmasın; eksilmesin takvimle
Okundukça okunsun değer katarak varsa muhabbet
İbretlik anılardan demlensin hayat, gıpta ile ilelebet.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
93% (25)
3.0
4% (1)
1.0
4% (1)