11
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
193
Okunma

Nasıl duysun ki işitmeyen kulaklar
Sadece bakmak mıydı görmek dediğin
Keyfince eser rüzgâr, savrulur tozlar
İçe batan acılardır umut ettiğin.
İnletse de yürekten uğradığın haksızlık
Bir sensindir öznesi gerisiyse yalnızlık
Rıhtımlarda gölgeler kıpırdar dalgalardan
Ve uçamaz ne yapsa kuş, kanadında kırıklık.
Hazlar acılardan da demlenir, umut yiter
Can yakmaz olur türlü türlü musibetler
Daha kötüsü var mıdır hissiyatın bilinmez
Tüketilen o dünlerin hesabı da verilemez.
Zehir olsa yok bir gam, zararı yok vücuda
Kim ki bize diğerkâm asıl hasar ruhlarda
Kıpırdatmaz afilisi ne topun ne de ipin
Çocukça sevinç öldü, haydi kurşuna dizin.
Neden yüzler gülmüyor, neşesi yok serçenin
Alabora olmadan hemen dümene geçin
Belkileri bitirsin mükerrer kez gelendi din
Ya tam vurmalı dibe, savruluşlar son olsun
Yahut silkenerek son demde kurtulursun.
Her yangın ateş değil dumanı da görünmez
İçten yıkan sebepler kurşuna da benzemez
Geçer tüm yaralar elbet, kabuk bağlar zamanda
Gönül yarası dinmez, hekim bulamaz çare
Son nefese dek sürer, belki diner mezarda.
Bir elbise şu beden, nefsine etme alet
Ruha zarar vermesin oydu asıl emanet
Sev, sevdir, yaşat, kolla, fıtratın öyle diyor
Bırak hor görsünler seni fanilik savurmasın
Ucuz hesap peşinde kibre sokandır dünya
Ebede giden yolda düsturla insanız ya.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.