13
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
221
Okunma
İnsan bir damla kan ve binlerce şüpheden oluşur. Sadi Şirazi
ilk nefes dedikleri,
sonsuz huzurdan uyandıran
çıplak bir utancın ilk ürpertisiyle, bir meyve ile başladı
aralandı sürgün kapısı, bir kuş kanadı çırpınışıyla
toprak kokan avuçlarda, ak sütün beyazlığı
henüz kirletilmemiş ruhun ilk libasıydı
pusuda bekliyordu ateşin içinden doğan
kibirle, ruhun üzerine üfledi o ilk ayazı
kalbin etrafında dönen o karanlık tavaf ile
bir pıhtı kan, bin zehirli şüpheyle mayalandı
kalbin sürgününde
Büyüdükçe "ben" diyen o canavar,
Bedeni bir kafese çevirdi,
ruhu ise uçmak istedikçe demir parmaklara çarpan kuşlara
omurgada binlerce tonluk bir yük,
sonsuz ummanda her düşünce bir bıçak yarası
her şüphe, ruha çarpıp parçalayan bir kayalık
eşref-i mahlûkat,
kendi elleriyle ördüğü çile duvarlarının altında ezildi,
karanlık bir siluetin peşinde çürüyen bir münzeviydi
vesvese, düşünceden sızmış bir is gibi yapışmış yakamıza,
her günahın cebinde hazır bir bahane
vicdan mor prangada, ateşle yıkandıkça büyüyor acı
omurgadaki o devasa yük, bir azap zincirine dönüşüne dek
ve İnsan, koca bir cehennemi taşıyor sırtında
ta ki o son çaresizlikten kıvranan ruha
gökten bir damla rahmet inene dek,
işte o an bir ilmek gibi dolanır boğazına sır
yırtılır gözdeki o ince tül seher yeliyle
insan kendi yangının ortasında üryan kalır
aynalar bu sessiz hicabın şiddeti ile dökülür yerlere
mahcubiyetin gölgesinde yanıp kül olan kalbe,
yaşların süzüldüğü bir ses sızar:
şah damarından daha yakın,
"Sen bana yürürsen, Ben sana koşarım..."
İnsan ancak kendine zulmedendi
5.0
100% (18)