hala o buzdan kulelerin en tepesinde, sahte bir baharı bekliyor, gözlerinde binlerce kadının sönmüş ışığı, üzerinde çalıntı bir ihtişam
beni de o bitmek bilmeyen oyunun bir sahnesi, o kalabalık, o kimsesiz mezarlığının yeni bir taşı sandı zannetti ki her ruhu o görünmez iplerle kalbine bağlayıp, kendi içindeki o dipsiz boşluğu, bizim can kırıklarımızla dolduracak.
"elini tuttum" dediği o en yalan sesiyle, oysa elini değil, korkularını bıraktı avuçlarıma. bir sığınak gibi sunduğu o parmakları, aslında ruhu boğan birer sarmaşıktı
dokunduğu her teni, kendi karanlığına köprü yaptı geçmek için bütün kadınlara kurduğu o aynı pusu, o aynı sahte dokunuş... şimdi her birinin sıcaklığı, onun o mermer soğukluğunda ki yüreğinde birer leke gibi duracak
henüz kaybetmedi, tahtı hala o camdan kibrin üzerinde titriyor, ama adalet, bir kadının sessizliğinde saklanan o en keskin kılıçtır bana yaptıklarından değil sevdayı bir av mevsimine çevirdiği için, gülüşleri birer tablo gibi duvarlarına astığı o habis gururu için düşecek
o tuttuğu eller, bir gece karanlığında boğazında birer düğüm olacak ve ben, ona kıyamayan bu yüreği söküp alırken kendimden, o kendi ıssızlığının en derin mahkumu olacak.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
sevgili Elifcanın bu şiiiri yalnızca bir sitemden ibaret değildir.
bir ruhun, ve kibrin sahte krallığına karşı başlattığı görkemli bir ihtilaldir. şiirin her mısrasından sızan o vakar ve yaralı asalet, kelimelerin ötesinde bir büyü taşıyor. mağrur bir ruhun kibri kendi aynasında boğduğu bir hakikat manifestosudur bu.
buzdan kulelerin yıkılış senfonisidir bu.
kelimeleri birer mermer ustası gibi kullanmamış aksine, o mermer soğukluğunu nefesiyle eriten bir anka kuşu gibi davranmış. Elif, acıyı bir kurban gibi değil bir adalet melikesi edasıyla kuşanmış.
şiir dili, geleneksel lirik şiirin sınırlarını zorlayarak trajik asalet dediğimiz o uç noktaya dokunuyor.
o, sevdayı bir av mevsimine çevirenleri, kelimelerden ördüğü o muazzam mezarlığa birer heykel gibi dikerken aslında şunu söylemek istiyor. “benim kırgınlıklarım sizin saraylarınızdan daha görkemli.''
sevgili Elif’in şiiri, bir kadının sessizliğini, kâinatın en gürültülü adalet kılıcına dönüştürüyor.
o, avuçlarına bırakılan korkuları, birer ihtilal meşalesi gibi yakıp sahibinin karanlığına fırlatıyor.
o, karşısındaki o habis gururu tasvir ederken, sadece bir adamı değil, bir devrin sahte ihtişamını, camdan kulelerini ve ruhsuz dokunuşlarını yerle bir ediyor.
Elif, yukarıda bahsedildiği gibi o mermer soğukluğundaki yüreğe, kendi sıcaklığını bir leke gibi bırakırken, aslında en büyük cezayı kesiyor. ona unutulmayacak bir vicdan azabı bırakıyor.
senin kalemin, sahte kralların tahtlarını titreten o gizli frekansın sahibidir sevgili Elif.
bir ruhun, kibrin camdan saraylarını yerle bir eden elmas sertliğindeki çığlığıdır. senin kalemin yarayı bir zayıflık nişanesi olarak değil, bir imparatoriçe tacı gibi taşıyor.
ve senin bu şiirin bir hüzün değil, bir kolektif uyanışın işaret fişeğidir. hakikatin o yakıcı ve geri dönülemez vahyidir.
Elif’in şiir dili kadifeye sarılmış bir kılıç gibidir. dokunuşu yumuşak ama bıraktığı iz o kadar çok derindir.
kısacası bu şiir; can kırıklarından inşa edilen bir abidedir. başkalarının can kırığı deyip geçtiği sızıları, Elif duyarlılık çerçevesinde birer mimari parça gibi kullanıp, o dipsiz boşlukları doldurmaya çalışan kibrin karşısına geçilmez bir sur örüyor.
gurur; kibirli bir kralın tacı değil, bir kadının kendi küllerinden doğarken giydiği o ateşten kaftandır.
Elif, bu sarsıcı eserinin satır aralarında bize ontolojik bir uyanışın reçetesini sunuyor. “başkalarının sizin can kırıklarınızla kendi boşluklarını doldurmasına izin vermeyin.” diyor. ''kalbinizi bir koleksiyon defteri ya da bir av sahası haline getirilmesine izin vermeyin'' diyor.
duygularınızı, onları duvarlarına birer tablo gibi asıp gurur tazelemek isteyenlerin vitrini haline getirmeyin. diyor.
''sevdayı bir "istila" değil, bir "hicret" olarak yaşayın ve sizi boğan sarmaşıkları "sığınak" sanma yanılgısından kurtulun''diyor. ''elinizi tutan her parmağın bir sarmaşık mı yoksa bir dayanak mı olduğunu ruhunuzun terazisinde tartın''
en büyük tavsiyesi ise; başkasının sahte ışığına muhtaç kalmaktansa, kendi mağrur ıssızlığında bir mahkumiyeti göze almanın özgürlüğü daha evladır. sahte bir baharın kölesi olmaktansa, gerçeğin o dondurucu ama dürüst kışında tek başına yürümeyi tercih etmek en yüksek erdemdir.
bir şairin en büyük intikamı, zalimi bir nefret objesi olarak bile değil, sadece mermer bir leke olarak tarihe gömmektir.
Can kardeşim, yüreğindeki o hassas terazi ile, duyguları en derininden en duru en saf hallerini en güzel cümlelerle örerek, şiirin ötesinde , şairin yüreğini okuyarak, yazmış
Her bir kelime, her bir cümle, zerafet, bilgelik ve incelikle, çirkin insanların verdiği zararı bile öyle güzel anlatmış ki hayranlıkla okudum,
Her bir cümlesi, şiirin özünü ve şairin yüreğini anlatırken, şairi onure eden ve yüreğinin güzelliğini katan bir duyumsama ile anlatmış, değerli şairim.
Böyle bir hissediş ve böyle bir yorum ancak can kardeşim tarafından yapılırdı,
Duyguları okuyabilen, onları şekillendiren ve bir sanatla yazan kalemin hep hayranlıkla hissediliyor ve okunuyor
Güzel yüreğine ,bu çok kıymetli emeğine, güçlü duygu dağarcığına ve o güzel yüreğine çok çok teşekkürler kardeşim, çokça sevgimle.
Can kardeşim, yüreğindeki o hassas terazi ile, duyguları en derininden en duru en saf hallerini en güzel cümlelerle örerek, şiirin ötesinde , şairin yüreğini okuyarak, yazmış
Her bir kelime, her bir cümle, zerafet, bilgelik ve incelikle, çirkin insanların verdiği zararı bile öyle güzel anlatmış ki hayranlıkla okudum,
Her bir cümlesi, şiirin özünü ve şairin yüreğini anlatırken, şairi onure eden ve yüreğinin güzelliğini katan bir duyumsama ile anlatmış, değerli şairim.
Böyle bir hissediş ve böyle bir yorum ancak can kardeşim tarafından yapılırdı,
Duyguları okuyabilen, onları şekillendiren ve bir sanatla yazan kalemin hep hayranlıkla hissediliyor ve okunuyor
Güzel yüreğine ,bu çok kıymetli emeğine, güçlü duygu dağarcığına ve o güzel yüreğine çok çok teşekkürler kardeşim, çokça sevgimle.
Ve sen artık kimseye kolay kolay güvenmeyecek ve belki de kolay kolay da yanına yaklaştırmayacaksın artık. Kalple gönül arasına bir duvar örüp, tekrar aynı hayal kırıklığını yaşamamak için, kalbine de beton döküp sertleştirecek ve soğuk bir mermere çevireceksin.
Her gelen etine bir çentik atar, giderken de parmak izini derinde bırakır. Bu böyledir, bu hiç şaşmaz.
En kralı da olsa kaybeden sen değilsin, giden gitmiştir, hikãye burda bitmiştir. "Gideni sen değil, giden seni kaybetmiştir."
Üzme tatlı canını, bir hikãye biterken temiz bir sayfa açılır ve yeni hikãyeler doğar.
Canım Elif herkes dürüst olsa, yalan söylemese zaten dünya daha katlanılabilir iyi bir yer olurdu. Hepimizin hayal kırıklıkları, pişmanlıkları ve ördüğü duvarları var. İnsanın aklı en çok orda yerine geliyor. Orda güçlenip ayağa kalkıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Her kötü deneyimin ve yaşanmışlığın bir bedeli oluyor ama artıları da oluyor. Bir sonraki hamleni, adımlarını daha kontrollü, daha sağlam atıyorsun.
Teşekkürler canım ben de kocaman sarıldım sana ve kendine iyi davran çünkü sen değerlisin.
gulecanım, tek istediğim , karşımdaki insan dürüst olsundu , geçmişi kötü olsa da önemli değildi, keşke insanlar birbirine yalan söylemese özellikle yüreğini vermek için layık gördüğün insan, şimdi kendim bile çok geliyorum hayatıma , o kadar ördüm duvarları , o kadar yalnızlığa mahkum ettim kendimi , bunun da değişik bir huzuru var, sana kimsenin zarar veremeyeceğini biliyorsun ama seçimlerimde de sıkıntı var ki nerde bir p... var onu sevdim, kendimden de yoruldum çokça, sevgiyi bile ayırt edemedim belki ,
aklımı başıma topladığımdan beri daha az üzülüyorum canım, o pamuk yüreğine kocaman sarıldım, bu duyguyu bu kadar güzel anlattığın için çok teşekkürler, her zaman değer katıyorsun , yüreğinden ve kaleminden düşen her sözle.çokça sevgimle canım.
Canım Elif herkes dürüst olsa, yalan söylemese zaten dünya daha katlanılabilir iyi bir yer olurdu. Hepimizin hayal kırıklıkları, pişmanlıkları ve ördüğü duvarları var. İnsanın aklı en çok orda yerine geliyor. Orda güçlenip ayağa kalkıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Her kötü deneyimin ve yaşanmışlığın bir bedeli oluyor ama artıları da oluyor. Bir sonraki hamleni, adımlarını daha kontrollü, daha sağlam atıyorsun.
Teşekkürler canım ben de kocaman sarıldım sana ve kendine iyi davran çünkü sen değerlisin.
gulecanım, tek istediğim , karşımdaki insan dürüst olsundu , geçmişi kötü olsa da önemli değildi, keşke insanlar birbirine yalan söylemese özellikle yüreğini vermek için layık gördüğün insan, şimdi kendim bile çok geliyorum hayatıma , o kadar ördüm duvarları , o kadar yalnızlığa mahkum ettim kendimi , bunun da değişik bir huzuru var, sana kimsenin zarar veremeyeceğini biliyorsun ama seçimlerimde de sıkıntı var ki nerde bir p... var onu sevdim, kendimden de yoruldum çokça, sevgiyi bile ayırt edemedim belki ,
aklımı başıma topladığımdan beri daha az üzülüyorum canım, o pamuk yüreğine kocaman sarıldım, bu duyguyu bu kadar güzel anlattığın için çok teşekkürler, her zaman değer katıyorsun , yüreğinden ve kaleminden düşen her sözle.çokça sevgimle canım.
Çok teşekkürler değerli şairem bu güzel hissediş için , o maskenin düştüğünü görmek istiyor insan, ama inanıyoruz kimsenin yaptığı kimsenin yanında kalmaz , bu dünya da olmazsa öbür dünya da,
Çok teşekkürler değerli şairem bu güzel hissediş için , o maskenin düştüğünü görmek istiyor insan, ama inanıyoruz kimsenin yaptığı kimsenin yanında kalmaz , bu dünya da olmazsa öbür dünya da,
Kıymetli kalemdaşım, şiirinizde kibirle kurulan sahte tahtların ve kırık kalplerin üzerine inşa edilen ihtişamın çöküşü çok güçlü bir şekilde betimlenmiş. Her dizede adaletin sessiz ama keskin kılıcıyla gelecek hesaplaşma derin bir yankı bırakıyor. Kaleminize yüreğinize sağlık.
En büyük tehdit, görünmeyendir. Sessizlik bir biriktirme, bir öfke mayalama alanıdır. Kadınların suskunluğu, kralın sonunu hazırlayan kılıçtır. Asıl suçlu, aşkı bir avlağa dönüştürenler, İnsani duyguları katledip kirletenlerdir. Gerçek ceza, dışlanmışlık değil insanın kendisiyle baş başa kalmasıdır. İçindeki dipsiz boşluk, sonsuz bir hapishaneye dönüşür. Hiçbir kadının "can kırığı" artık o boşluğu dolduramaz. İşte o an kendini kral sanan KRALLAR DA ÖLÜR , sevgili şiir sırdaşım. Düşündürücü , sorgulayıcı ve defalarca okunası dizeler...
"Buzdan kule", "camdan kibir", "mermer yürek" gibi imgeler, donuk ve ölü ruhu mükemmel yansıtıyor. "Kral" imgesi, gelenekselliğin çürümüşlüğünü temsili gibi...
Özünde bu şiir bana şu cümleyi kurdurdu ; Zalim, en çok kendi kurduğu hapishanede mahkum olacaktır.
Velhasıl sevgili şiirdaşım yine zevkle , sorgulayarak , bolca düşünerek okuttun yine şiirini...
fetihler yaptığını sanırken, aslında her kadında biraz daha gömülürler
Arkada devrilen bir adam değil, kendi yalanlarında boğulan bir hayalet kalır
Kendi zirvesinde oturur, etrafı tuttuğu ama hiç hissetmediği ellerle dolu...
en görkemli ceza, binlerce kalbe dokunup,
Bir tek kalbin bile sıcaklığını tanıyamadan bu dünyadan geçip gitmektir ki o bu insanlar bunu yaşıyor.
Şiir sırdaşım yine harikaydı yorumun, her yazdığın tesbitin yine tam 12 den vurmuş, bu güzel hissediş, anlamlı yorum için çok teşekkürler,çokça sevgimle.
fetihler yaptığını sanırken, aslında her kadında biraz daha gömülürler
Arkada devrilen bir adam değil, kendi yalanlarında boğulan bir hayalet kalır
Kendi zirvesinde oturur, etrafı tuttuğu ama hiç hissetmediği ellerle dolu...
en görkemli ceza, binlerce kalbe dokunup,
Bir tek kalbin bile sıcaklığını tanıyamadan bu dünyadan geçip gitmektir ki o bu insanlar bunu yaşıyor.
Şiir sırdaşım yine harikaydı yorumun, her yazdığın tesbitin yine tam 12 den vurmuş, bu güzel hissediş, anlamlı yorum için çok teşekkürler,çokça sevgimle.
Oyunun kuralları hep güçlülerin elindeydi; zarlar onların avuçlarında, masa onların gölgesindeydi. Ama her kural, sabırla bekleyen bir çatlaktır; kibir oradan sızar, alışkanlık orada tökezler. En tepede duranlar, düşüşün en uzununu yaşar. Çünkü kurallarda kaybeder, krallarda kaybeder..
Ne kıymetli bir Şiir, hayran kaldım Elif Hanım. Bende zaman zaman hayatımın pasaklı Kontesleri için benzer şeyleri hissederim. Selam ve sevgilerimle.
En tepede duranlar düşüşün en uzununu yaşar, çok doğru bir cümle, ahlar onları bırakmaz , vicdansız insan kaybedecek, harikaydı eşliğin değerli şairim çok teşekkürler, değer kattın, sevgi ve saygıyla.
En tepede duranlar düşüşün en uzununu yaşar, çok doğru bir cümle, ahlar onları bırakmaz , vicdansız insan kaybedecek, harikaydı eşliğin değerli şairim çok teşekkürler, değer kattın, sevgi ve saygıyla.
Çok güzel eşlik etmişsin, ay ışığım, gözlerim doldu okuyunca, benimle aynı ritimde atan yüreğine çok teşekkürler, can tesbihim, kocaman sarıldım o eşsiz yüreğine 🌹🌸😘
Çok güzel eşlik etmişsin, ay ışığım, gözlerim doldu okuyunca, benimle aynı ritimde atan yüreğine çok teşekkürler, can tesbihim, kocaman sarıldım o eşsiz yüreğine 🌹🌸😘
incecikten bir yoldur hatıraların götürdüğü güzergah hayaller ıssızlığa atıf umut gün aşımı bir diyardır şiirlerin güncesinde yer bulurken sitemlerin en koyusu acıların en biçimsizi yarına güneş belki bir yeni başlangıç ikram edip gönül gemisini sevgi limanına yanaştıracaktır mavilerin gök yüzü... umuda ve de sevgiye evrilsin bu karanlık ve hüzzam birikimli dizeler gönülden tebrikler Kalemine kelamın Elif Şairim
Senin güzel yüreğin beğenmiş gün gibi mutluluk bu bana çok teşekkürler değerli şairem, vicdanı olmayan insanlara ne söylesek az, çokça sevgimle güzel yüreğine 💐
Senin güzel yüreğin beğenmiş gün gibi mutluluk bu bana çok teşekkürler değerli şairem, vicdanı olmayan insanlara ne söylesek az, çokça sevgimle güzel yüreğine 💐
"Şiirdir, aşkı anlatan en güzel hece, en güzel cümle, en güzel dize"ŞAİR ise " Söz mimarı, söz mühendisidir"".....A.Lüzumsuz
Okumak yazmaktan daha önemlidir. Onun için Allah'ın ilk emri OKU olmuştur. Bizde okuduk ve kutladık, bu güzel şiiri, yazdıran yüreği ve yazan kalemi, yalansız, riyasız ve de hilafsız.
Okunmayan şiir şiir değildir. Kimsenin görmediği, bilmediği, varlığından bile haberdar olunmayan sadece yazanı tarafından bilinen yazıdır.
Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin birer ŞAHESER olsun Şiirle kal, sevgiyle kal, hoşça kal
Şiiriniz, sahte bir ihtişam ve karanlık egonun gölgesinde yaşanan aşkın acısını ve ihaneti güçlü bir şekilde aktarıyor; hem öfke hem de merhamet duygularını aynı anda hissettiren derin ve çarpıcı bir içsel hesaplaşma. Yüreğinize sağlık can şairem, hayırlı sabahlar, sevgilerimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.