2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma
Yine tek sığınağım kağıt kalem,
Can sıkıntısı paçalarıma öyle bir yapıştı ki,
Kurtulamıyorum bu arsızlıktan,
Elimde her şey varken,
İmkanlarım deryayı aşmışken,
Ben sıkılmaya utanıyorum.
Ama bu eşiği tarif edemiyorum.
Nasıl anlatacağımı bilmiyorum.
Kendine şairim diyen ben,
Kelimeleri sıralamayı unutuyorum.
Tek başıma bir denize yelken açıyor,
Deryanın özgürlüğünü birazcık tadıyor,
Sonra yine sıkılıyorum.
Delice ve umarsızca,
Zihnimden kaçamıyorum.
Üstelik ben böyle bir adam değildim.
Hep cıvıl cıvıl, neşeli idim.
Lakin gel de bak şu aynadakine,
Sanki omzunda dünyanın yükü varmış gibi,
Dert ne demek bilirmiş gibi bakıyor.
Öyle arsız ki bu herif,
Kendi sahip olduklarını da dert sanıyor.
Göz altları morarıyor, Allah’ın her günü.
Rab de istisna koşmuyor ki,
İtina ile morartıyor o göz altlarını.
Acımıyor kuluna,
Yarattığını belki de sevmiyor.
Niye sevsin ki?
İsyan eden bu kuluna,
Rab niye hediye versin ki?
Özür dilemesi yeterli sanıyor lakin,
Dertten kaçmak için edilen özür,
Hiç değerli midir ki?
Yaradan’ın katında.
Kafiyeyi bile sonlandıramıyorum.
Yazıklar olsun bana ve sıkılan canıma.
İki kelamı yan yana getirebilmek için,
Sanki ciğerimi deşiyorum.
Hasıl eklerinde kalan ne kadar fiil varsa,
Kullanmaya çekiniyor,
Yine derdim olduğunu sanıyorum.
5.0
100% (2)