1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma
Ne hissettiğimi bilmiyorum,
Neye hüzünlendiğimi,
Ne için kendimi bitirdiğimi.
Her ne kadar söz versem de kendime,
Bir dert için sürünürken buluyorum,
Aciz kalan benliğimi.
Sessizliğe tek tahammül ettiğim zaman,
Şair olduğum zamanlardır.
Lakin hep şair değilim ben,
Hep ölecekmiş gibi hissetmiyorum.
Bazenleri çiçeklerin kokusunu duyumsuyor.
Hayatın büyüsüne kapılıyorum.
Her ne zaman çiçek açsa gönlümde,
Hayatın sillesi daha da güçleniyor.
Yerimde duruyor olsam bile.
Belki de mutluluğumun diyetidir bu.
Birileri hesap istiyordur belki,
Sevmeyi denemiş olsam bile.
Uyuyunca kaçıyorum her şeyden,
Rüya falan da görmüyorum.
Bir ot gibi, hayvan gibi uyuyorum.
Neye yandığımı bilmiyorum.
Ben bir yerlerde sürünürken hep,
İnsanların neşesini seyrediyorum.
Öyle bir kıskançlık kaplıyor ki içimi,
Bir an afallıyor, kendimden korkuyorum.
Yapmaktan en çok korktuğum şeyler,
Gözümün önünde beliriveriyor ansızın.
Benliğimden korkarak düşünüyorum ki,
Zaten sevilmeyi de hak etmiyorum.
Birazcık da olsa sevilebilmek için,
Neler yapabilirim, bilmiyorum.
Gururumun iki paralık olacağını bilsem,
Ben yine yanarak ateşlerde,
Gözlerimde acıların açlığıyla,
Azıcık sevilmek istiyorum.
Ben bir canavarım, şeytanın da gölgesiyim.
Belki de haramın vücut bulmuş haliyim.
Gözlerimde insan kalıntısı varsa eğer,
Derinliklerinde birazcık renk varsa,
Kendimden utanmayı bırakayım.
Yıllanmış acılara göğüs gereyim.
5.0
100% (1)