15
Yorum
34
Beğeni
5,0
Puan
314
Okunma

Gökyüzü mavisine küstü, kuşlar rotasını şaşırdı.
Şehir, üzerine bol gelen bir hırka gibi omuzlarımdan düştü.
İçimde bir mevsim durdu,
Adı hep hicran, tadı hep ayrılık.
Takvimler dilsizleşti,
Saatler akrep yelkovan kavgasında yenildi.
Seni beklediğim o köşe başında, Şimdi sadece rüzgârın kimsesizliği var.
Gidişin, en sevdiğim kitabın son sayfasının yırtılması gibiydi.
Cümlelerim öksüz kaldı, kelimelerim boğazımda düğümlendi.
Sana söyleyemediğim ne varsa,
Şimdi bir hıçkırık olup geceye dökülüyor.
Yalnızlık, kapıma dayanmış en sadık misafir artık.
Evin her köşesinde senin kokun, her aynada senin hayalin...
Dokunduğun her eşya,
Gidişinin sessiz şahidi gibi bakıyor yüzüme.
Hangi odaya girsem, yokluğun çarpıyor kalbime.
Ellerim üşümeyi öğrendi,
Kalbim ise sızlamayı.
Bir yangından arta kalan kül gibiyim şimdi; savruluyorum.
Sönmüş bir volkanın sessizliği çöktü ömrüme.
Denizler çekildi kıyılarımdan,
Gemiler limansız kaldı.
Bir fırtınanın ortasında, kırılmış bir dümenle baş başayım.
Yolum sana çıkmıyorsa, yürümenin ne anlamı var?
Uykularım firar etti,
rüyalarım seninle kapandı.
Gözlerimi her yumduğumda,
veda ettiğin o an canlanıyor.
Karanlık, artık sığındığım tek liman.
Çayımı hep iki şekerli içerdim, şimdi tadı bile acı geliyor.
Masada karşımda duran boş sandalye, en ağır yüküm oldu.
Sessizlik, en gürültülü çığlığım şimdi.
Şiirler boynu bükük, kafiyeler darmadağın.
Kalemim seni yazmaktan yoruldu, kağıtlarım gözyaşımla ıslandı.
Mürekkebim bitti ama sızım bitmedi.
Baharın gelişi bile unutturdu kendini bu şehre.
Çiçekler açmıyor artık, ağaçlar yas tutuyor sanki.
Doğa bile senin eksikliğini haykırıyor yüzüme.
Dostlar teselli cümleleri kuruyor ama hiçbiri yerini tutmuyor.
"Geçer" diyorlar, oysa geçen tek şey zaman; acı hep yerinde.
İyileşmek istemeyen bir yara gibiyim.
Gülüşümü de yanında alıp götürdün, geriye sadece bir maske kaldı.
İçimdeki çocuk ağlamaktan bitap düştü, saklanacak yer arıyor.
Ben seninle vardım, sensizlikle yok oluyorum.
Bu hicran mevsimi hiç bitmeyecek gibi mühürlendi ruhuma.
Senden kalan tek miras, içimdeki bu bitmek bilmeyen boşluk.
Gidişin; benim en uzun, en sessiz ve en derin intiharımdı.
Yolların bittiği yerde duruyorum, adımlarım geri dönmeyi çoktan unuttu.
Gölgem bile benden ayrıldı, senin gittiğin o meçhul yöne sapıp gitti.
Zamanın nabzı durdu, takvim yaprakları sararıp yerlere serildi.
Göğsümde taşıdığım bu ağır sükût, bin feryattan daha keskin şimdi.
Güneş doğmayı reddediyor pencereme, perdelerim karanlığa mühürlendi.
İçimdeki uçurum büyüdü, her nefeste biraz daha dibe çekiliyorum.
Hatıralar birer hançer gibi saplanıyor en zayıf yerime, sessizce kanıyorum.
Sözlerin yankılanıyor boş odalarda, sesin rüzgârla yarışıyor dışarıda.
Eski bir mektubun kenarındaki mürekkep lekesi kadar sahipsiz ve eksiğim.
Yüreğimdeki bu enkazı kaldıracak ne bir el var, ne de bir derman.
Gidişin; bütün kapıların üzerime kilitlenmesi, anahtarın denize atılmasıydı.
Artık sadece bu hicranın içinde,
Kendi hayalimle baş başa sönüyorum.
Cemre Yaman
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.