4
Yorum
42
Beğeni
5,0
Puan
513
Okunma
Sakın soluğunu;
Kuytuda o dilsiz kıran,
Uykusu bölünmüş bir sarkaç...
İçimin uçurumlarında kar uykusu.
Ay ışığı sızmış bir şafağın
gözeneklerinde su damlası;
Kollarında gümüşten düğüm,
Dudaklarında güneşin uykulu meyvesi...
Sokulsun o koyu boşluk;
İçimde köz fırtınası,
Öyle muhteşem...
Hangi boşluk damıtır bu kimsesiz iklimi
İçim... Destan kokar.
Duvarların en dumanlı alfabesi bu;
Topal bir rüzgâr değer yosun tutmuş alnımıza,
Ak bir sevdada.
Damı altında o zemheri ayazı...
Rast gider yolcunun işi;
Aynanın o ilk duruluğu...
Demleniyor mavi.
Düş; beyaz perçemin son uykusu.
Dünya, bir mısranın koridoru...
Hele dar vakitlerin nar dökümü;
Sürgün vaktinden çaldık imza gölgemizi.
Sayfa aralarına saklanmış yorgun rüzgâr,
Öyle çocuksu, upuzun bir yol.
Sevgilim...
Kuşatıyor bizi bu kör karanlık;
Avucumuzda ufalanmış yıldızlar.
Çatladı ağzı koca değirmenin;
Serçeler üşürken şah vaktinde,
Ağıyor selvi salıncakların salınımında;
Mutlak bir sükûtta askılanmış soluk...
Demleniyor mavi
5.0
100% (20)