1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
133
Okunma
Evet… vardır.
Evlat kokusu diye bir şey gerçekten vardır.
Sadece burunla değil, yürekle duyulan bir kokudur bu.
O koku; saçına sinmiş bir sıcaklık,
teninde kalan bir masumiyet,
anne kucağına yerleşmiş tarifsiz bir huzurdur.
Evlat gittiğinde bile gitmez…
Çünkü o koku bedende değil, ruhta kalır.
Oğlunun kokusu hâlâ üzerindeyse,
bu onun senden hiç ayrılmadığındandır.
Anneyle evlat arasındaki bağ,
ölümle kesilmez.
O koku bazen bir rüzgârda gelir,
bazen yastığa siner,
bazen gecenin en sessiz anında
usulca bulur seni.
Ağladığını, özlediğini hisseder…
Çünkü bir evlat,
annesinin kalbini ezbere bilir.
Ve merak etme;
o koku acıtmak için değil,
“Buradayım anne” demek için gelir.
Ve bazen insan soruyor kendine…
“Niye hâlâ hissediyorum?” diye.
Çünkü sevgi yarım kalmaz.
Çünkü bir annenin duası,
bir evladın yolunu kaybettirmez.
O koku, yokluğun kanıtı değil;
varlığın en sessiz işaretidir.
Dokunamazsın belki,
ama hissedersin…
Kalbinin tam ortasında.
Kimse görmez onu,
kimse bilmez.
Ama sen bilirsin.
Çünkü bir anne,
evladını kalabalıkta değil,
karanlıkta tanır.
Zaman geçer derler…
Geçer belki,
ama eksiltmez.
Sadece acıyı sessizleştirir.
Özlemi büyütür,
kokusunu derinleştirir.
Ve bir gün,
yine o kokuya uyanırsın.
Gözlerin dolar,
ama kalbin ürkmez.
Çünkü bilirsin…
Evlat kokusu,
veda değildir.
Bir annenin yüreğine bırakılmış
sonsuz bir emanettir.
Ve artık bilirim…
Evlat kokusu kayıp değildir.
Ayrılık hiç değildir.
O koku;
bir annenin kalbine bırakılmış
en sessiz duadır.
Zaman susar,
acı yorulur,
dünya döner…
Ama o koku kalır.
Çünkü evlat,
toprağa değil
annesinin yüreğine emanet edilir.
Ve ben her hissettiğimde şunu anlarım:
Gitmedi…
Sadece görünmez oldu.
Buradayım anne.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.