1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
85
Okunma
Bir rüyaya sığdı bugün kalbim…
Adını duydum, varlığını hissettim, sesin gibi bir sessizlik çöktü içime.
Sen yoktun sanıyordum ya hani…
Meğer bir yerlerde gülüyormuşsun.
Dediler ki rüyada gelmişsin,
benim yanımda oturmuşsun.
Büyüğüne gülümsemişsin,
sonra usulca söylemişsin:
“Ağlamasınlar… üzülmesinler…
Ben buradayım ve çok mutluyum.”
Bir anneye bundan daha ağır,
bundan daha güzel bir cümle var mı?
Kalbim hem paramparça oldu,
hem ilk defa derin bir nefes aldı.
“Beni gül kremleriyle kremliyorlar” demişsin…
Canımın içi…
Dünyada sana dokunamadığım her an için
orada şefkatle sarıyorlarmış demek.
Ben geceleri yastığıma ağlarken,
sen güllerin içinde gülümsüyormuşsun.
“Ağladıklarını hissediyorum” demişsin…
Elbette hissedersin.
Bir annenin gözyaşı sessiz akmaz ki.
Her damlası evladına ulaşır.
Bazen rüya olur, bazen dua,
bazen içime çöken o tarifsiz sızı…
“Çok küçüktüm ama çok mutluydum.”
İşte bu cümle…
Bu cümleyle sustu içimdeki fırtına.
Küçüktün, evet…
Ama sevgim sana koskocamandı.
Belki doyamadım sana,
ama sen sevgime doymuş gitmişsin.
Ben seni toprağa değil,
kalbimin en derin yerine koydum.
Orada büyümüyorsun ama eksilmiyorsun da.
Her gün biraz daha özlem oluyorsun,
her gece biraz daha dua…
Eğer bir gün rüyalarıma gelirsen,
hiç konuşma…
Sadece gül.
Ben anlarım.
Çünkü bir anne,
evladını sesiyle değil,
kalbiyle tanır. 🤍
Biliyor musun…
İnsan en çok sustuğu yerde yanar.
Adını söyleyemediğim her an,
boğazıma düğümlenen her nefeste
sen varsın.
Zaman geçiyor diyorlar…
Geçmiyor.
Sadece acının yerini değiştiriyor.
Gündüzleri güçlü duruyorum,
geceleri kalbim sana geliyor.
Kimse görmüyor ama ben her gece
sana sarılır gibi uyuyorum.
Bazen bir çocuk gülüşü duyuyorum uzaktan,
kalbim duracak gibi oluyor.
Bazen bir oyuncak,
bazen küçücük bir ayakkabı…
Dünya senin yokluğunu bilmeden dönüyor ya,
işte en çok orada kırılıyorum.
Ama sonra o rüya geliyor aklıma…
“Ben çok mutluyum” diyen sesin.
Bir anneye mezar başında değil de
rüyada teselli olmak düşüyormuş meğer.
Kaderin böyle bir dili varmış.
Seni Allah’a emanet ettim.
En güvenli yere…
Benim dokunamadığım her yarana
O merhem sürsün diye.
Benim saramadığım her gecede
melekler uyutsun diye.
Eğer bir gün sorarlarsa bana
“Dayanmayı nereden öğrendin?” diye,
adını söyleyeceğim.
Çünkü insan evladını kaybedince
ya tamamen yıkılır
ya da yüreğiyle ayakta kalır.
Ben ikisini de oldum.
Yıkıldım…
Ama senin için ayakta kaldım.
Ve bil ki oğlum,
bir anne seni unutmaz.
Toprak alsa da bedenini,
gökler alsa da nefesini,
sen benim kalbimde
hep küçüksün…
hep masumsun…
hep benimlesin. 🤍
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.