0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
41
Okunma
Aynı şehirde değiliz,
hatta aynı ihtimalde bile.
Haritalar seni başka bir renkte gösteriyor,
benim elimdeyse
katlanıp katlanıp yıpranmış bir boşluk var.
Sana doğru çıkan yollar
şimdilik kapalı;
tabelalarda “sonra” yazıyor,
okuyorum,
okudukça içimde bir şey
susmayı öğreniyor.
Sesin bana gelmiyor,
gelmesine de gerek yok.
Bazı uzaklıklar
duyulmamak için var,
yaklaşınca değil
uzakken anlam kazanıyor.
Yan yana gelme fikri
bir takvim hatası gibi duruyor;
güzel ama şimdilik yanlış.
Ben de yanlışlara dokunmamayı
kendime kural yaptım.
Günlerim senden bağımsız ilerliyor,
ama bağımsızlık
bağsızlık demek değil.
İnsan bazen
kendi yolunda yürürken
başka bir yolun kenarına bakıyor.
Sana dair olanı
göğsümün sakin bir yerinde tutuyorum;
ne büyütüyorum
ne küçültüyorum.
Zaten bazı şeyler
ölçüye gelmez.
Birlikte durmak yok şimdilik,
aynı fotoğrafa sığmak da.
Ama bil ki
çekilmeyen karelerin
en net olanı
akılda kalandır.
Ben sana yaklaşmıyorum.
Bu, vazgeçmek değil;
mesafeyi incitmemek.
Çünkü bazı yakınlıklar
bekleyince çoğalır,
erken dokununca dağılır.
Şu an yok.
Yan yana gelmek yok.
Bunu kabullendim.
Ama uzaklık
her zaman eksilmek değildir;
bazen sadece
yerini bilmektir.
Sen oradasın.
Ben buradayım.
İki ayrı durak,
aynı saat.
Tren gelmiyor şimdilik
ve bu bilgi
Çok garip.