Kötünün dünyada eseri kalmaz. eyrani
Erdem Öztürk
Erdem Öztürk

Zehra

Yorum

Zehra

( 4 kişi )

1

Yorum

11

Beğeni

5,0

Puan

88

Okunma

Zehra

(Kırmızı bir çekmecede unutulmuş)

Ben Zehra…
Bir gül kurusu gibi kurudum annemin kollarında,
sayfa arasında ezilmiş
ve kimseyi koklamamış bir çiçeğim.
Yüzümü hiç görmedin sen
ama ben hep oradaydım,
yatağının ayak ucunda bir rüya gibi bekledim.

Çocukken kırmızı bir toka takarlardı saçıma,
annem çok severdi “kırmızı”yı
ama rengi hep kan gibi gelirdi bana.
Kırmızı ne zaman dudağa konsa yara olurdu,
ne zaman elbiseye dokunsa
dikiş yerinden açılırdı hikâye.

Bir sabah uyandım,
ve büyümüşüm meğer
ama içimde hâlâ camdan bir beşik
salladıkça içinden
annemin susuşu dökülüyor.

Kırmızı bir halının ucunda durdum günlerce,
üzerinden geçen herkes
beni eşiğin altına itti.
Bir gün biri gelse
ve “burada biri var mı” dese,
belki bir ses verirdim,
ama artık içimde kimse yok.

Ben Zehra…
Babamın gömleğini koklayarak büyümüş bir yalnızım.
Boyum yetmezdi dolaplara
ama gözlerim ezberlemişti
her eşyayı yerli yerinde unutmayı.

Sen o gün
"Zehra kalsın burada," dedin.
Ben kaldım.
Bir insan bazen söylenen bir cümlede
ömür boyu oturabiliyormuş,
ben sonuna nokta konmuş bir yalnızlıktım.

Bir pencere kenarında dizlerime çekilmiş bir battaniye,
çocukluğumun sus payıydım.
İçimde ağlayan bir kız hâlâ ellerini dizlerine bastırıyor:
“sakın ses çıkarma, annem üzülür.”

Sonra sen geldin…
Bir kahvenin buharına benzettim seni
yaklaştıkça gözlerimi yakan,
dokundukça içimi ıslatan.
Ama biz hep mesafe olduk birbirimize,
senin gittiğin yere
ben hep iki adım eksik kaldım.

Aynalardan çok şey öğrendim.
Kendime en çok baktığım zamanlarda
kendimi en az tanıdığım kişi oldum.
Bir kadın bazen gözlerinde yalnız kalır,
bir kadın bazen
kendi bileğinden tutup dışarı çıkamaz.

Zehra’yım ben…
Çekmecesinde eski bir mendil saklayan,
üzerinde ilk öpüşün lekesi değil,
babamın burnundan düşen kanın izi duran.

Ve sen,
beni kırmızıda bıraktın.
Kırmızı bir bardakta,
kırmızı bir sessizlikte,
kırmızı bir gidişte.

Ben şimdi ne zaman aynaya baksam
bir kadının değil,
içine kapanmış bir çocuğun
sırtı dönük suretiyle karşılaşıyorum.
“Konuş” diyorum kendime
ama sesim hep
başkasının günahına bulaşıyor.

Bir şiirim var içimde,
yazılmıyor.
Çünkü şiir olmak için
biraz unutulmak gerekiyor.
Ve ben hâlâ çok hatırlanıyorum
kendimce, kırmızı kırmızı.

2




Zehra’yım ben…
Adımı çağırmadığın yerlerde büyüdüm.
Sesim hep kapı aralıklarına takıldı,
açılmayan çekmecelerde kaldı hecem.
Bir kadın, adını söyleyemediği kadar yalnız olur bazen;
ben o bazenin içiyim.

Sabahları aynaya erken bakmam,
yüzüm uyanmadan tanınmasın diye.
Çünkü yüz dediğin,
geceden kalma bir sırdır
çok bakarsan
itiraf eder.

İçimde bir masa var,
üzerinde yarım bir kahvaltı.
Bir tabak eksik,
bir sandalye çekilmemiş.
Kim gitti bilmiyorum,
ama masanın ayağı hâlâ sallanıyor
yokluğun ağırlığından.

Annemin sustuğu günleri saydım,
saymak da bir çeşit dua oldu bana.
Her sustuğu gün,
bir yerim karardı.
Işıkla aram bozuldu o yüzden,
karanlık daha dürüst geliyor bana.

Bir adam sevdim sandım bir ara,
meğer sevilmeyi denemişim.
Elime uymayan bir eldi,
bırakınca değil
tutunca acıttı.
Bazı dokunuşlar
iyilik kılığında gelir,
sonra evini yakar.

Zehra…
İsmin çok söylendi,
ama hiç tutulmadı.
Bir kadının adı
ancak birinin omzunda durunca gerçek olur,
benimkisi hep havada kaldı,
kırmızı bir balon gibi.

Gece olunca içimde bir çocuk
yatağın kenarına oturuyor.
“Uyuma” diyor bana,
“Uyursan yine giderler.”
Ben de uyanık kalıyorum,
gidenlerin hatrına.

Bir gün dedim,
kendimi affedeceğim.
Sonra vazgeçtim.
Çünkü affetmek
herkese yakışmıyor;
bazılarımıza
hatırlamak daha doğru.

Zehra’yım ben,
kendi kalbine geç kalan.
Kapıyı çaldım,
açan olmadı.
Ama gitmedim de
bir kadın bazen
içeride kimse yokken bile
beklemeyi bilir.

Şimdi şiirin ucundayım.
Bir dize daha yazsam
kanayacak.
Yazmasam
içimde büyüyecek.
O yüzden bırakıyorum kelimeleri
yere düşsünler diye.

Belki biri toplar.
Belki sen.
Belki ben
Belki bir gün,
kırmızısiyaha çevirmeyi öğrenince.

Ben Zehra.
Bitmedim.
Sadece
susarak devam ediyorum.

3



Zehra’yım ben…
Bir kelimenin içinden çıkıp
başka bir kelimenin eşiğinde kalan.
Ne tam gidenim
ne dönenim;
ikisi arasında
ince bir çatlak gibi duruyorum.

Günler bana dar geliyor,
geniş olan tek şey
akşamüstleri.
Çünkü akşam,
kimsenin benden bir şey beklemediği tek saat.
Sandalyeyi pencereye çekiyorum,
dışarıyı değil
içimi izliyorum.

Bir defterim var,
ilk sayfası yırtık.
Kim yırttı bilmiyorum
ama yazdıkça
eksikliği çoğalıyor.
Bazı başlangıçlar
hiç başlamadığı için
insanı yarım bırakır.

Annemin adını ağzıma almıyorum artık,
çünkü söyleyince
evin içi daralıyor.
O da biliyor susuşumu,
benim kadar.
Birbirimize bakıyoruz bazen,
iki ayrı yaradan
aynı sızıyla.

Sevgi dedikleri şey
bana hep ödünç geldi.
Giydim,
kolları uzun,
yakası boğazımı sıkan bir elbise gibi.
Çıkardım.
Askıda kaldı.
Kimse almadı.

Zehra…
İsmini fısıldadıklarında
arkamı dönüyorum.
Çünkü çağrılan ben değilim artık,
benden geriye kalan bir ihtimal.
İnsan bir kere
kendinden uzak düşünce
geri dönüşü hep geç oluyor.

Geceleri ışığı kapatmıyorum.
Karanlık bana fazla benziyor.
Aydınlıkta kalıyorum ki
kendimi ayırt edebileyim
odadaki eşyalardan.
Bir kadın bazen
yaşadığını kanıtlamak için
ışığı açık bırakır.

Kalbim hâlâ orada,
dokunulmamış bir yerde.
Kimseye göstermedim,
çünkü bazı şeyler
bakıldıkça incelir.
Ben kalbimi
en çok saklayarak sevdim.

Bir gün belki
bu şiir de susar.
Ama ben susmam.
Sadece daha içten konuşurum.
Kelimelerim azalır,
ağırlığım artar.

Zehra’yım ben.
Kırmızıyı geride bıraktım sanma.
Sadece içimde
daha derin bir yere koydum.
Kanamasın diye değil
alışayım diye.

Ve hâlâ buradayım.
Gitmiyorum.
Çünkü bazı kadınlar
ancak kalınca
kendine yaklaşabiliyor.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Zehra Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Zehra şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Zehra şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
neneh.
neneh., @neneh-
23.1.2026 08:07:01
5 puan verdi
Nasıl yorum yazılabilir ki bu muhteşem şiire.Resmen boğazım düğümlendi.O kadar çok ki Zehralar 😢
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL