1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma
Zehra mı?
O şimdi
kapısı kapanmamış bir evin içindedir belki,
perdesi rüzgâra karışan
ve sobası yanmayan bir yalnızlıkta.
Belki paslı bir sandığın dibinde
çocukluğunu saklıyordur hâlâ,
mavi düğmeleri olan bir hırkayla birlikte.
Belki de bir su bardağına bıraktı sesini,
içtikçe boğaz yakan sessizlikte.
Zehra…
bir zamanın içinden düşen bir isimdi.
Ve bazı isimler
bir deftere değil,
birinin kalbine gömülür.
Şimdi nerede mi?
Bir “keşke”nin içinde oturuyordur usulca,
gözlerinin önüne düşen saçlarını
hiç kimse arkaya atamıyordur.
Sen duymazsın,
ama bazı suskunluklar hâlâ onun adını fısıldar:
Zehra.
5.0
100% (3)