4
Yorum
17
Beğeni
4,9
Puan
217
Okunma
Zira birikmiş bir sarnıç,
Gözlerindeki közden gömlekleri söküyorum.
Serçe sağanağı,
metruk kurnada sesinin mecrasına sızıyor.
Tek bir kelâm-ı şerhayla
Taşmak var bu mir’atta;
Ruhun gizine akıyorum,
Daha da ötelere...
O mühürlü sabırda
Çatlayan bir sükût,
Ufkumda dağılan nar kızılı.
Ruhay sızıyor uykusundan atların,
eyerinde ağrılı bir rüya,
Kirpiklerini ayın öte yüzüne takıyorum.
Doğmak,
Oysa doğmak
Dilimin ucunda sarkan sabaha
Dili sökülmüş bir ç’an,
Gölgesini arayan çıplak kuyu;
Sonsuzluğun öksüz koyuna ilmikliyim.
Asrın buzdan dişlerine değerken tenim,
Avucumda saklı bir şems.
Ardından yontulmuş gölgeler,
Bakışları lâl bir uçurum...
Gür yakarışların kutsal nidaları,
Birer heykel.
Bakıyorlar;
Kanat seslerine inat.
Müsaade edin.
İçrek.
Çekilsin sularını kurutan her nefes.
Kuş tüyü hayallerin imbiği,
Zelzele kopuyor kırıntılardan;
Ki serpilmek bir ihtimalle,
Uçsuz bucaksız...
Güneşin çığlığını attığı vakur zirvelere,
karlı sessizliğe kalalım
....
5.0
89% (8)
4.0
11% (1)