15
Yorum
42
Beğeni
5,0
Puan
677
Okunma
Yorgun ay’ın,
gün ortasında bedene yürüyen
binlerce sesi,
ırmaklar boyu
kendine alışık iklimlerden,
ölüme susayan kelimelerden,
sahi, kimlerden
geliyorum?..
Bitimsiz ve çürümüş ağaçlarda
sessizlik her zaman akşam mıdır?
Dünler geriye çekildiğinde, Alize...
Buradayız,
uçurumlarda,
dağ çiçeklerinin göğü ışıldadığı yerde.
Düş dizleriyle silkelenen tohum,
en uzun rüyası gözlerimin.
Dün sonrasına, güneş yılgılı gölge
gece, mızraklı yankıyla
uykulara saplanan...
Yeryüzünün çatlayan minesi,
ateşli bir sal ki
hüzünleri sele çakıldarım.
Sonsuzluğun rüzgarında dağlar
gözüme iner.
Gün,
yıldızlı yaprağın suyuna çekilir.
Gün dağları diyorum, Alize.
Kelimelerin uzayan dallarında
kuş ağzı,
ruhumun perçemine
biçimlenen…
Bardaktan taşan muslukların
bahar mercanlı kıyıları
çevirir ışığını
ellerime.
Toprağın yüzü çok sıcak, Alize.
Karanlığı soyar bir hışımla,
soluğu açılır
bizden çoğa doğru
göçün
....
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.