2
Yorum
21
Beğeni
0,0
Puan
438
Okunma
Bana,alevlerin siyah gözyaşları,
sonsuz bir suskunluktur
...
Ruhunda çatlayan yıldırım aynaları,
sözünde buzdan bir ayaz çiçeği
Unutulmuş toprakların sesinde,
Suskun bakışların.
Hangi özlemdesin?
Vaktin nihayetinde bir akşam, seni sıkıca sarıyor
Feza tıkırtısıyla üzerine kapanıyor kara bulut
Gecenin sessizliğinde kavramalısın loşluğu
Avucunda mürekkebi dağılmış anıların nemli kağıdı
Kaybolur düşüncelerde
Koyulaşır satırların
Saatler kimsesiz,
ellerinde vaktin ipleri,
Seyret tüm vedaları,
omuzlarında dünyanın ağırlığıyla ömrün,
zihnimde düğüm
Gecikiyorsun varılmayan yollara
Kır bu anlamsız bağın paslı zincirini
İçinde fırtınaların görünmez çarmıhı,
buzların üzerinde mıhlanmış ayaz
Gerçeğin sarp yamaçlarında, yalanların gölgesi
Kiminin dudaklarına fısıldanmış titrek bir arzu
Gülümsemenin ardındaki kanayan yara
Koca bir çınar devrilirken,
sendeler umudun ardında yaralı bir çiçek
Hüznün kanayan yarası feryat eder sessizce
Vaktin çehresinde evvel doğuma,
yüzünde kekremsi yokluğa
Denizsiz diyarların özgür martısına
Yaz bunları, sayısız çaresizliğe
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.