4
Yorum
33
Beğeni
4,9
Puan
662
Okunma
gittiler ve dağıldılar kurşun sıcaklığında...
ahşap evlere vurdu yağmur
kundak da bebekler bir damla suyun kıymetinde
tohumlar tanırken büyümeyi
hayaller halkalarını ekler
zaman ki,
kalp heykeller yeryüzü
Ana’nın ağıt yakan gülümsemesinde ateş
yıkar kalın duvarları
oysa kaç yıl nabzımı tutan
saymadım.
ipin boynunda kalıplar
ürkütür kıyıları
dayanmaz olur kıvrımlarım
git derim şehre ağrılarını alıp
ne çok yoksulum
içimde sevdiğini kaybeden çocuklar
gülbeyaz kuşlar
gelin!
teninizi gökyüzüne boyayalım
canlardan can gidince
uzak yollarda açma dilimi
gece
utanır kalemim.
ansızın tükenir mutluluk
bir ıslıktır gezinen pervazlarda
yazgımız sır...
sakın kanama
aşk`a uğrayan ilhamlar
dildeki dualar
fısıldarken yeniden yeşili
ışığın kısık
gözlerine...
çerçeveye gelişi/güzel resimler çizen ölüm
en olmaz zamanlarda bulut
kucaklarken siyahı
sussun savaşlar
bir dal
bir orman gibi devrildikçe
kocaman çocuklar
masallar anlatırız
unutmadığımız’ Küçük Prens’
ve
süt kokulu hıçkıran
umut.
......
5.0
93% (13)
4.0
7% (1)