13
Yorum
54
Beğeni
4,9
Puan
1672
Okunma

yoruldum hırkasını giymekten Karani’nin
dağların ardını gözlemekten
kurudu göz pınarları annemin
baktığım bütün aynalarda
ürperen bu suret senin
bu benim,bu benim
ben,beni âdemim
kırıp attım baltanı İbrahim
kibrimizle büyüyen
içimizdeki putlar ne bir ne bin
kırk suyla yıkasam da
çıkmıyor özlem pıhtısı kalbimin
kırağı düştü sesine Davud’un
sustu mezmurlar dipsiz kuyularda
ishak kuşları tünedi sesime
bekçisi oldum zifir gecelerin
yıldız falı da yetmiyor artık
dönmüyor dili çingenelerin
Nuh’a haber eyleyin
yarısından fazlası su aldı geminin
aştı kuleleri günahlarımızla biriktirdiklerimizin
kapana kısılmış bir ceylansın
yok çıkışı labirentin
konmaz oldu ağaçlarımıza kuşlar
bahçelerimiz talan
ne kadar konuşsak da
duyulmuyor Süleyman
yükseldikçe alçalan
vahşi bir yaratıktır insan
elimizdeki âsâ
bırak denizleri yarmayı
önümüzü görmeye bile
yetmiyor Musa
ah ki şu denizler yansa
gözyaşlarını yağmura bağışlayan
balıklar konuşsa
anlıyorum şimdi İsa
neden göğe çekildiğini
yanımızda yöremizde yok havari
önlerine dünya koyulsa da
doymuyor gözü haramilerin
bedenimiz değil belki
insanlığımız gerili çarmıha
tepeden tırnağa
yaşıyoruz yaşamasına
durup durup çarpıyor gölgelerimiz
birbirimizden uzakta
oynayıp duruyoruz yaralarımızla
ve sen
en çok da sen
kaç bizden uzağa Züleyha
saraylar zından Yusuf’a
çoktan okundu selâlar aşka
Necat Uslu
Şiirime değer verip yorum yapan kalemdaşlara,güne getiren seçki kuruluna teşekkürü borç bilirim.
5.0
96% (23)
2.0
4% (1)