İnsanları ikna edemezsen akıllarını karıştır. harry s. truman
Necat USLU
Necat USLU

Benim Annem (2)

Yorum

Benim Annem (2)

( 1 kişi )

3

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

55

Okunma

Benim Annem (2)

Benim Annem (2)



annem
gecenin en karanlık yerinde otururdu
yüzünde yüzyıllardır susmuş kadınların gölgesi
ellerinde taş değirmenlerin sabrı vardı
dünya yıkılsa ses çıkarmazdı da
çocuklarından biri öksürse
içindeki bütün dualar ayağa kalkardı

biz zorlukları
bir kader ayeti gibi ezberledik onun dizlerinin dibinde
damdan düşen yağmurun sesini
boş tencerenin yankısını
çatlamış duvarlardan içeri giren kışı
annemin sessizliğinde dinledik yıllarca

bizim burada anneler
biraz topraktır
biraz mezar taşı
biraz ağıt
biraz kurumuş nar ağacı
ömürleri tandır dumanına karışmış eski bir ilahi gibidir

annemin saçlarına erken çöktü kar
çünkü bazı kadınlar yaşlanmaz
azar azar ölür
gün doğmadan kalkardı
henüz horozlar bile uyurken
o, buz tutmuş avluda su taşırdı
parmakları çatladığında
kan değil
sanki yıllardır sakladığı bir yoksunluk
akardı içinden irin irin
sonra geçerdi tandırın başına
ateş yüzüne vurdukça
ben onu bazen
cehennemde ekmek pişiren bir azizeye benzetirdim

evler küçüktü bizim buralarda
acılar büyüktü
kırık bir köprünün hâlâ ayakta kalan son taşı gibi
babamın sustuğu yerde
annem konuşmadan dayanırdı

bu coğrafyada kadın olmak
bir ömür sırtında görünmeyen taşlar taşımaktı
bazen geceleri
uzaktan silah sesleri gelirdi
köpekler havlardı
rüzgâr, dağlardan korku getirirdi avluya
biz çocuklar ürkek serçeler gibi birbirimize sokulurken
annem işli lambanın altında oturur
sabır tespihi çekerdi
sanki Allah’la aramızdaki son kapıyı
elleriyle açık tutardı

ben annemin gözlerinde
uykusuzluğu değil
yarım kalmış bir ömrün küllerini gördüm hep
bir kadın düşünün
gençliğini su testileriyle taşımış
gülüşünü çocuklarına bölmüş
ellerini tandırda bırakmış bir kadın
yine de
kimseye “yoruldum” dememiş

çünkü anneler
ölmeyi bile sessiz öğrenir bu topraklarda
ellerini her öptüğümde
dudaklarımda tuzlu bir tarih kalırdı
sanki Dicle’nin bütün çamuru
ağıtları mezopotamyanın
bütün yetimliği dünyanın sinerdi avuçlarına
bazı anneler
yalnız çocuk büyütmez
bir halkın kederini emzirir ömrü boyunca

Necat Uslu

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Benim annem (2) Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Benim annem (2) şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Benim Annem (2) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
10.5.2026 14:48:30
5 puan verdi
Güzel ve de hoş bir eser, değerli dost kalem
Biz de okuduk ve kutladık yürekten, yalansız ve riyasız
Gönlüne, ömrüne bereket
Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça ve de hoşça kal
KerimoğluAlp
KerimoğluAlp, @kerimoglualp
10.5.2026 14:45:23
Ben hececiyim ama süper bir serbest okudum. Saygılar.
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
10.5.2026 12:39:38
Annenin sessiz direnişini ve toprakla bütünleşmiş acısını o denli güçlü kurgulamış ki, her dize okuyucunun ruhunda derin bir yankı uyandırıyor.

Şiirdeki en çarpıcı motif, annenin "yüzyıllardır susmuş kadınların gölgesi" taşımasıdır. Bu ifade, bireysel bir trajediyi değil, nesiller boyu süren kolektif bir kadınlık deneyimini ve sabrını temsil ediyor.

Annenin çocuklarından biri öksürdüğünde içindeki duaların ayağa kalkması, onun sessizliğinin boşluk değil, aksine derin bir sevgi ve fedakarlık dolu bir hazırlık hali olduğunu gösteriyor.

Açlığın ve yoksulluğun en sessiz ama en gürültülü hali.
Çatlamış duvarlardan giren kış: Soğuk ve yoksulluğun evin içine sızması.

Hayatın kurumuş ama hala ayakta kalan bir simgesi. Annelerin bu coğrafyada "biraz toprak, biraz mezar taşı" olarak tanımlanması, onların hem yaşam kaynağı hem de ölümün eşiğinde duran varlıklar olduğunu vurguluyor.

Şiirin en vurucu metaforu, annenin tandır başındaki halinin "cehennemde ekmek pişiren azize"ye benzetilmesidir.

Bu benzetme, annenin çektiği fiziksel ve ruhsal acıyı (ateşin yüzüne vurması, çatlayan parmaklar) kutsal bir görevle birleştiriyor. Kan yerine "yıllardır sakladığı bir yoksunluk" akması, acının bedensel ötesinde, ruhsal bir tükeniş olduğunu anlatıyor.

Şiir sadece bir annenin hikayesini değil, Dicle'nin çamuru,
Mezopotamya'nın ağıtları ve dünyanın yetimliğiyle beslenen bir halkın kederini de taşıyor.

Annenin çocuklarını büyütürken aynı zamanda bir halkın kederini emzirmesi, onun bireysel rolünün ötesine geçip toplumsal bir dayanak noktası haline geldiğini gösteriyor.

Babanın sustuğu yerde annenin konuşmadan dayanması, bu coğrafyada kadınların sessizliğin içinde nasıl konuşan bir güç haline geldiğini gözler önüne seriyor.

Bu metin, Türk edebiyatındaki anne figürünü sadece şefkatli bir varlık olarak değil, aynı zamanda tarihsel ve sosyolojik bir direniş sembolü olarak yeniden tanımlıyor.
KUTLARIM KALEMİNİ ŞAİR ARKADAŞIM
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL