6
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
7031
Okunma

Hep kıyısında durdum hayatın
’o zaten keskinliğini bilirdi Sırat’ın’
-diye-
ömür hâneme bir çentik atın
Ürperir daldaki yaprak
tutar bedenimi soysuz bir sıtma
müphem kasırgalara kapılır göğsümdeki uçurtma
Sen ,evet sen
giderayak
durgun nehirlerimi kışkırtma
ürkütme serçeleri
Yorgun kervanlar geçer
gönlümün ölgün çöllerinden
ağır
aksak
homurdanarak
sensizlik sürgülenir kapısına kalbimin
kaburgalarımı kırarak
nicedir tenin tenimden ırak
ah ırak
Düşer dağlara yolum
koklarım bakire uçurum çiçeklerini
keser dikenleri bileklerimi
ve dilimde kekremsi bir ağıt
pepuk, pepuk, pepuk
Cesedimi taşıyan karıncalar geçer katar katar
eser inceden rüzgâr
nefesimde bilenen hiçlik
genzimi yakar da yakar
Bilmezsin
ah, bilmezsin
tabutunu sırtında taşımanın
ne demek olduğunu
yağmalarlar dilimi
uyuşturmaya çalışırlar bilincimi
Bilmezler ki
külünden yeniden doğan
anka’nın zürriyetinden geldiğimi
kesif bir buğu kaplar gözlerimi
çarpar sesim kayalıklara
döner durur içimin zindanlarında
Ah,ah şu benim bitmez yolum
dolanır ayaklarıma
N’olur ciğerpârem n’olur
beni tandır ekmeği buğusu tadındaki
sesinden mahrum bırakma
ah bırakma
törpülenir ömrüm t/uzaklarda
anla
anla
anla
NECAT USLU...
5.0
100% (20)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.