1
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
661
Okunma
Çekirdekten yetme derler ya hani
mapusluk onlar için
olmazsa olmazların içinde
canı yansada gönlü razı göz kırpmaz
hep bir nam
hep bir isim peşinde,desinler.
Yürüyüşleri ele verir onları
ağır abi edasıyla salına salına
kartal kanadı gibi kollarını yana salarak
bakışları,bir kalbi durduracak kadar sert
haşin kaşlarını çatarak
hele bir dilleri var ki akıllara zarar
ayrı bir lehçe ayrı bir lügat
o alemi bilenler bilir
dil susar,silahlar konuşur
ve sona erer ilk baharında hayat.
Saymakla bitmez daha niceleri var
kader kurbanı,arkadaş kurbanı
uyuşturucu kurbanı
ve yakıştırma adıyla damatlar
her birinin geliş sebebi ayrı
kesiştikleri tek yer koğuşlar
sırdaşı olan iki katlı ranzalar
artık bir yer görünür, birde gök
dağ ve deniz mazide kalan sade bir anı
Ardından bizlerde derin yaralar açan
FİRAR...
kahrolası kara yıl
yedi mart bin dokuz yüz doksan yedi
yedi ocağa kor düştü
hazırdan yedi can zayi
Şimdi; gün çile çekme günü
yaman,sahnenin baş köşesinde o
sefalet,
sofrada bulunan kuru ekmek,
kuru soğan
gördükçe onları burkulurdu içimiz
demir kapı kör duvarlar ardında
kah ağlayıp kah gülerdi kimimiz
kırarmıydık,kırmazmıydık olmadan farkında....
Murat Çetin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.