18
Yorum
47
Beğeni
4,7
Puan
1771
Okunma
Gölge bir hayatın ön sözüne saplı
kendi sunağıma okuyacağım söz diziminde
Ağzımda pervasızca bekleyen cümleler
hamle bekliyor hayata
Paradigmalarımı paraflayıp sunmalıyım
Rahlelerde kurgulanmış düş kırıklığı dramlara
Yaşsız gözlerimi ve kısır umudumu
"Ermişin Bahçesine"gömdüğüm söyleniyor
Sesime kurulmuş hüznün
yürüyüşüne eşlik eden ahlarla
Gayya kuyusuna düşmüş kalbimde
Efendi olmayı terk etmek üzere zihnim
Fütürist bakışlarla gecelemekten
yorgun düşmüş
Yarının gıyabında göbeklenmiş kimliklerime
göç ediyorum
Bu kaçıncı alaşağı edilişin dudaklardan
Eyy Sevinç!
Haram sözcüklerle
Acının fedailiği yapılıyor şimdi
Fazileti konuşuluyor
Felsefesi yayılıyor haris bakışlarda
//Tasnif edilmiş kavimler gibi içim
Tasvir edemiyorum aklımın tasmalarını//
Susmak bilmeyen ihtarlar
Kırk yıldan beri
Kırk ayrı kuyudan
Ayakları yere basmaz çocukları karşılarken ruhum
Tek sesli doğumların çığlıklarıyla susturulmuş
cümleler bileniyor
Cuntacı duyguları mimliyorlar hemen
Misyonerlere sattım dudaklarımı
Kendi ıslahatımı minberden duyurduktan sonra
Sabah namazını müteakiben
Bir vefat zannedilmesin
Bir nehrin
coğrafyasından çektiği sancılar gibi kıvranıyor dilim
Dilim desem de benliğimin belgesi
Ömrüme dizayn ettiğim dogmaların
diyetini ödüyorum belki de
Doğaçlama şiirler gibi yaşasaydım keşke
Ahh! Şu keşkelerle aramızdaki virgülü kaldırıp
nokta koysam
Dahası bir tiyatro perdesinde öldürsem
Ki her insanın düğümlü dileğini açmış olurum
Kahraman gömleğini giyerim belki de
Bir şiirin kucağında dinliyorum kendimi
Ve avutuyorum
Dik açılı diklenmelerimi terk ediyorum
Diksiyonu bozulmuş
Fitili sönmüş içimi de
Derin bir uykuya bırakıyorum
Düşlerimde bir derviş sabrı büyütene kadar
...
5.0
93% (25)
1.0
7% (2)